Bu Blogda Ara
25 Eylül 2015 Cuma
TOPLULUK ÖNÜNDE KONUŞMA SANATI.
1 Kasım yaklaşıyor seçim mitinglerinin eli kulağında siyasi parti liderleri meydanlarda halka seslenecekler ve kitlelerin nabzını tutmaya çalışacaklar konuşmaya iyi bir başlangıç yapabilirlerse hafızalarda yer etmeleri kolay olacak.
Bunun için yaygın olarak kabul gören bazı öneriler şöyle, 60-90 saniye bir sessizlikten sonra;
1- Konuşmaya günün atmosferine uygun birşey anlatarak başlayın,bu şey kendi yaşantınızdan bir anı olabileceği gibi bir halk kahramanın kısa bir öyküsü,bir şiirden bir dörtlük,tarihten bir vaka,bir bilgeden alıntı vb.. olabilir.
2- Retorik (cevap beklemediğiniz) düşünmeyi zorlayan sorular sorun,Çanakkale geçilseydi ne olurdu vb..
3- Çarpıcı istatistikler verin borç ....ya .... $ dı şimdi ....$,enflasyon ....% idi şimdi ....% vb..
4- Bir fotoğraf,resim gösterin binlerce sözcüğün anlatamadığını bir çırpıda anlatırsınız.
5- Halkın sevdiği bir düşünürün sözlerine atıf yapın.
6- Kısa bir film gösterin.
Yukarıda sayılan önerilerin bazıları konuşma içindede kullanılabilir.
Bir an gözlerinizi kapayın ve düşünün yukarıda sayılanları kullanan siyasetçi olarak kimi hatırlıyorsunuz...?
Sevgiyle
27 Ağustos 2014 Çarşamba
SORULAR VE CEVAPLAR- 2014
SORU
2009 yılındaki soru-cevapların üzerinden 5 yıl geçti bu süre zarfında neler yaptınız
CEVAP
Bu soruya cevap vermeden 2007-2009 arasından biraz bahsedeyim 2007 Mart ayında Esas Holding de yönetim kurulu üyesi olarak göreve başladım ancak kısa sürede fark ettim ki Doğan Holding teki son zamanlarımda içine düştüğüm alkol bataklığına iyice saplanmışım düzenli olmayan bir şekilde 15 er günlük programlarla bağımlılık tedavisi almaya başladım ancak başaramadım. 2008 yılı haziran ayında 3 haftalık bir tedavi için İngiltere ye gittim ancak yine başaramadım ve 2008 yılı kasım ayında Esas Holding teki görevimden ayrılarak ve bu kez kararlı olarak İstanbul daki bir bağımlılık merkezinde 2009 mart ayına kadar yatarak tekrar tedaviye başladım ve bu kez başardım o günden beri "temizim"
İnişli çıkışlı yaşadığım bu süreç benden maddi manevi çok şey götürdü ve en önemlisi dostlarıma karşı güven erozyonuna uğradım ki bunu geri getirmek hiçte kolay değil.!
2009 mart ayından sonra tekrar kendi işime odaklandım Ankarada bir üniversiteye 25 milyon dolarlık bir finansman temin ettim, Katar Dohada bir Türk firmasının, Kazakistan Karagandada bir Kazak firmasının yeniden yapılanmasını organize ettim , muhtelif üniversitelerde seminerler verdim.Bunlar beni tekrar yaşama döndürürken 2014 mart ayında şah damarı tıkanmasına bağlı olarak sol tarafıma inme geldi bir dizi operasyondan sonra fizik tedavi süreci başladı halen devam ediyor eskisi gibi olmasa da epey toparlandım.
2015 yeni bir başlangıç olacak "durmak yok yola devam"...
Sevgiyle
Bu soruya cevap vermeden 2007-2009 arasından biraz bahsedeyim 2007 Mart ayında Esas Holding de yönetim kurulu üyesi olarak göreve başladım ancak kısa sürede fark ettim ki Doğan Holding teki son zamanlarımda içine düştüğüm alkol bataklığına iyice saplanmışım düzenli olmayan bir şekilde 15 er günlük programlarla bağımlılık tedavisi almaya başladım ancak başaramadım. 2008 yılı haziran ayında 3 haftalık bir tedavi için İngiltere ye gittim ancak yine başaramadım ve 2008 yılı kasım ayında Esas Holding teki görevimden ayrılarak ve bu kez kararlı olarak İstanbul daki bir bağımlılık merkezinde 2009 mart ayına kadar yatarak tekrar tedaviye başladım ve bu kez başardım o günden beri "temizim"
İnişli çıkışlı yaşadığım bu süreç benden maddi manevi çok şey götürdü ve en önemlisi dostlarıma karşı güven erozyonuna uğradım ki bunu geri getirmek hiçte kolay değil.!
2009 mart ayından sonra tekrar kendi işime odaklandım Ankarada bir üniversiteye 25 milyon dolarlık bir finansman temin ettim, Katar Dohada bir Türk firmasının, Kazakistan Karagandada bir Kazak firmasının yeniden yapılanmasını organize ettim , muhtelif üniversitelerde seminerler verdim.Bunlar beni tekrar yaşama döndürürken 2014 mart ayında şah damarı tıkanmasına bağlı olarak sol tarafıma inme geldi bir dizi operasyondan sonra fizik tedavi süreci başladı halen devam ediyor eskisi gibi olmasa da epey toparlandım.
2015 yeni bir başlangıç olacak "durmak yok yola devam"...
Sevgiyle
20 Ağustos 2014 Çarşamba
İŞYERİ MEMNUNİYETSİZLİĞİ VE EKONOMİ
2013 yılında Gallup'un"Amerika da İş Yerlerinin Durumu" üzerine yaptığı bir araştırmanın sonuçları çok çarpıcı.Buna göre çalışanların %50 si tüm zamanlarını işe harcarken %30 u kendilerini aktif bir biçimde iyi bir iş yapmaya adıyor.
Geri kalan %20 ise memnuniyetsizliklerini verimliliği azaltacak bir şekilde gösteriyorlar yani iş arkadaşlarını olumsuz etkiliyor bazı günler işe gelmiyorlar ve kötü hizmet sonucu müşterilerin kaçmasına neden oluyorlar.
Gallup'un tahminine göre bu %20 lik grup her yıl Amerikan ekonomisine kabaca yarım trilyon dolar maliyet yüklüyor.
Türkiye de böyle bir araştırma yok bence TÜSİAD böyle bir araştırmaya öncülük ederse ve nedenlerini de irdelerse hem üyelerine hemde ülkeye önemli bir katkı yapar.
Sevgiyle
20 Eylül 2013 Cuma
VARMI ANLATACAK BİRİSİ.?
Milattan altı yüzyıl önce LAO TSU şöyle söylüyor ;
" Büyük bir millet büyük bir adam gibidir,bir hata işlediğinde bunu fark eder fark etmekle kalmaz hemen itiraf eder,itiraf etmekle de kalmaz hemen düzeltir.Htasını gösterenleri en iyi öğretmen sayar,kendi gölgesini düşmanı gibi görür."
Devam ediyor Lao Tsu " bir lider hatasını kabul etmez ise uzun vadede kendisini yok eder."
Bence birisi bunu seçilmiş Sn.Cumhurbaşkanına anlatmalı...
Sevgiyle
ERDEMLİ LİDERLİK
İster iş ister siyaset yaşamında olsun ülkemizdeki bir çok liderin bundan 2500 yıl önce Kral Kreonun oğlu Haimonun babasının sağırlaşmış kulaklarına haykırdığı öğütten hiç nasiplenmediklerini görüyor ve üzülüyorum. Şöyle haykırıyor Haimon ;
"Öyleyse tek bir görüşe bağlanma,
Sadece kendi düşüncenin doğru olduğu saplantısından kurtul,
Kim sadece kendisinin haklı olduğunu düşünür ve düşüncesinde eşsiz olduğuna inanırsa,
Ruhunun hastalığına kanıttır bu,
En büyük bir bilge bile yanılabilir,
Bunu anlaması hatasını onarmaya çalışması bir zaaf değil erdemdir,
Taşan bir ırmağın kıyısında akıntıya eğilen ağaçlar kurtulur direnenler ise kökünden sökülür,
Yelken iplerini gepgergin tutup rüzgara göre gevşetmeyen denizcide tekneyi alabora eder,
Yok yatıştır öfkeni değiş biraz bak benim gibi bir gencin de değişik görüşleri olabiliyor,
Keşke insanlar bilebilselerdi doğruları doğuştan ama bu mümkün değil öyleyse yapabilecek ne kalıyor geriye,
Sağduyuyla doğru ve iyi öğüt verenlerden öğrenmek gerçeği."
Günümüz Türkiyesinde Haimonlara ne kadar ihtiyacımız var değilmi.?
Sevgiyle
"Öyleyse tek bir görüşe bağlanma,
Sadece kendi düşüncenin doğru olduğu saplantısından kurtul,
Kim sadece kendisinin haklı olduğunu düşünür ve düşüncesinde eşsiz olduğuna inanırsa,
Ruhunun hastalığına kanıttır bu,
En büyük bir bilge bile yanılabilir,
Bunu anlaması hatasını onarmaya çalışması bir zaaf değil erdemdir,
Taşan bir ırmağın kıyısında akıntıya eğilen ağaçlar kurtulur direnenler ise kökünden sökülür,
Yelken iplerini gepgergin tutup rüzgara göre gevşetmeyen denizcide tekneyi alabora eder,
Yok yatıştır öfkeni değiş biraz bak benim gibi bir gencin de değişik görüşleri olabiliyor,
Keşke insanlar bilebilselerdi doğruları doğuştan ama bu mümkün değil öyleyse yapabilecek ne kalıyor geriye,
Sağduyuyla doğru ve iyi öğüt verenlerden öğrenmek gerçeği."
Günümüz Türkiyesinde Haimonlara ne kadar ihtiyacımız var değilmi.?
Sevgiyle
13 Eylül 2013 Cuma
CHP nin SEÇİM STRATEJİSİ NE OLMALI.?
Kamu harcamalarını kısıp bütçeyi dengelemek,devlet mülkiyetindeki işletmeleri özelleştirmek,ekonomik faaliyetlerde devlet kontrol ve müdahalesini azaltmak yada kaldırmak,sınırları ithalata açarak rekabete izin vermek,para ve sermaye hareketleri üzerindeki kısıtlamaları kaldırmak yada azaltmak ekonomide süratle patlama yapmakta, gümrük duvarları arkasında korunanlar,verimsiz işletmeler ya dönüşmekte yada iflas ederek piyasadan çekilmektedir,işsizlikte önce büyük bir sıçrama olmakta ancak akabinde istihdamda da büyüme başlamaktadır.
Merhum Turgut Özal la başlayan 2001 krizi sonrası IMF öncülüğünde Kemal Derviş tarafından geliştirilen ve 2003 seçimlerinden bu yana AKP tarafından uygulanan bu NEO KLASİK İKTİSAT anlayışı Türkiyede de son derece başarılı sonuçlar vermiş ve vermeye devam etmektedir. Bu gerçek bizi CHP nin seçim stratejisini çoğu zaman dile getirdiği gibi ekonominin başarısızlığı üzerine kurmaması gerektiğini söylemektedir.
Yukarıda anlatmaya çalıştığım ekonomik durumun sürdürülebilir olması güvenilir bir hukuk düzeni,çağdaş bir eğitim sistemi,insan haklarının temel alındığı bir özgürlük düzeni,vatandaşların kendilerine yönelik konularda serbestçe seçim yapabilmeleri,ifade ve düşünce özgürlüğünün mutlak güvence altında olduğu bir demokratik düzenle mümkün olabilir.
AKP iktidarının ilk yıllarında Avrupa Birliğini bütünüyle benimseyerek bu noktaya yaklaşırken Sn.Başbakanın meşhur "one minute" çıkışıyla Avrupa Birliği çıpasından hızla uzaklaşmağa başlamış ve son dönemde izlemiş olduğu dış politika ile de kendi ifadeleriyle "değerli bir yanlızlık"içine düşülmüştür.
Bana göre CHP seçim stratejisini ikinci paragrafta anlattığım olgular üzerine kurarsa genel seçimlerde ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde başarıyı yakalar.
Sevgiyle
Merhum Turgut Özal la başlayan 2001 krizi sonrası IMF öncülüğünde Kemal Derviş tarafından geliştirilen ve 2003 seçimlerinden bu yana AKP tarafından uygulanan bu NEO KLASİK İKTİSAT anlayışı Türkiyede de son derece başarılı sonuçlar vermiş ve vermeye devam etmektedir. Bu gerçek bizi CHP nin seçim stratejisini çoğu zaman dile getirdiği gibi ekonominin başarısızlığı üzerine kurmaması gerektiğini söylemektedir.
Yukarıda anlatmaya çalıştığım ekonomik durumun sürdürülebilir olması güvenilir bir hukuk düzeni,çağdaş bir eğitim sistemi,insan haklarının temel alındığı bir özgürlük düzeni,vatandaşların kendilerine yönelik konularda serbestçe seçim yapabilmeleri,ifade ve düşünce özgürlüğünün mutlak güvence altında olduğu bir demokratik düzenle mümkün olabilir.
AKP iktidarının ilk yıllarında Avrupa Birliğini bütünüyle benimseyerek bu noktaya yaklaşırken Sn.Başbakanın meşhur "one minute" çıkışıyla Avrupa Birliği çıpasından hızla uzaklaşmağa başlamış ve son dönemde izlemiş olduğu dış politika ile de kendi ifadeleriyle "değerli bir yanlızlık"içine düşülmüştür.
Bana göre CHP seçim stratejisini ikinci paragrafta anlattığım olgular üzerine kurarsa genel seçimlerde ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde başarıyı yakalar.
Sevgiyle
8 Eylül 2013 Pazar
YAKLAŞAN SEÇİMLER ve CHP
Yerel Seçimler,Cumhurbaşkanlığı seçimi,Genel seçimler koşar adım geliyor ve bana
göre kazanmak için vakit kaybetmeksizin atılması gereken adımlar şunlar ;
1- Türkiye Cumhuriyetinin ortak paydasının belirlenmesi
2- Yapılması gerekenlerin doğru tespiti
3- Odaklanma
4- Küçük ama kuvvetli bir ekip
5- Seçmene doğru piramit tipi örgütlenme
6- Sahada ve saha dışında iletişim
Bunları doğru tespit için iki ayrı arama konferansı düzenle birisi kanaat önderleri ile diğeri gruplar halinde parti üyeleri ile.
Sevgiyle
1- Türkiye Cumhuriyetinin ortak paydasının belirlenmesi
2- Yapılması gerekenlerin doğru tespiti
3- Odaklanma
4- Küçük ama kuvvetli bir ekip
5- Seçmene doğru piramit tipi örgütlenme
6- Sahada ve saha dışında iletişim
Bunları doğru tespit için iki ayrı arama konferansı düzenle birisi kanaat önderleri ile diğeri gruplar halinde parti üyeleri ile.
Sevgiyle
21 Şubat 2011 Pazartesi
İKTİDAR FORMÜLÜ
Seçimlere 111 gün kaldı ve AKP Pazar günü Hürriyet gazetesine verdiği 2001-2010 karşılaştırması ile düğmeğe resmen başladı,CHP kendi içinde dengeleri bir yana koyup bugünden tezi yok seçim stratejisini,taktiklerini ortaya koymak ve yola çıkmak durumundadır.
Bu kadar kısa sürede ipi önde göğüsletecek tek şey pragmatik olabilmek ve bunu kitlelere yayabilmektir. Nasıl mı ?
1- Milletvekili adaylarının yarısını 30 yaş ve altı gençlerden kadın ve erkek olarak eşit sayıda belirleyeceksin
2- Etraftan gelecek seslere kulağını tıkayıp İstanbul,İzmir,Mersin,Adana gibi illerde BDP ile ittifak yapacaksın
3- Güney doğudaki mayınlı arazileri temizleyip topraksız vatandaşa verecek ve orada tarımı örgütlü hale getireceksin
6- Asgari ücretten sigorta primi dışında hiç bir şey almayacaksın
7- Alevi vatandaşlarımızın din derslerini farklı bir müfredatla ele alacaksın
8- Cem Evlerine ibadethane statüsü vereceksin
9- Türkçe esas dil olmakla birlikte ülkemizde konuşulan tüm dilleri seçmeli ders olarak liselere koyacaksın
10- Türbanı resmi kıyafetin gerektirmediği her noktada serbest bırakacaksın
11- Aile sigortasını çok daha iyi anlatacaksın
12- Ne başbakana ne hükümet sözcülerine hiç bir konuda cevap vermeyecek devamlı kendi bildiklerini söyleyeceksin
13- Genel Başkan yardımcıları ve milletvekillerin,il başkanların,ilçe başkanların hepsi sahada olacaklar.
Bunları yap iktidar ol.
Sevgiyle
5 Şubat 2011 Cumartesi
ÖZELLEŞTİRME-GÜZELLEŞTİRME…
1980 li yılların en sıcak kavramı olan “ Özelleştirme “ günümüzde hemen hemen her ülkenin gündeminden çıkmışken ve trend kamu-özel sektör iş birliğine dönmüşken ülkemizde en sıcak konulardan biri olmaya devam ediyor..neden mi.? Bu konu da her konuda olduğu gibi işin kolayına kaçma alışkanlığımızın tipik bir göstergesidir.
Geçtiğimiz günlerde Gelirler İdaresi her 100 Tl lik gelirin 17.5 Tl sinin beyan edildiğini 82.5 Tl sinin kayıt dışı kaldığını açıkladı, kamu açıklarının ona bağlı olarak kamu borçlanmasının temel sebebi ,büyümenin ve adil gelir dağılımının önündeki en büyük engel olan bu konunun çözülmesi zahmetli, çoğu zaman oy kaybına neden olacağı düşüncesi ağır basmakta ve buna birde siyasileri destekleyecek yeni sermayenin oluşturulmasını eklerseniz özelleştirme sıcak gündem olmaya devam etmektedir.
İlk tahlilde kamunun iktisadi yaşam içinde oyuncu olarak yer almasını özellikle bizdeki pratik göz önüne alındığında yanlış ve verimlilik kaybı olarak değerlendirmek mümkündür. Ancak özellikle elektrik üretim,dağıtımı,doğal gaz dağıtımı gibi kamusal ürün ve hizmetlerde ortaya çıkan miyar dolarları bulan özelleştirme bedellerinin tüketiciden çıkacağını anlamamak için deve kuşu olmak gerekmektedir.
Sevgiyle
30 Ocak 2011 Pazar
CHP NASIL İKTİDAR OLUR..? - 2
2 a – TEMEL STRATEJİLER
1- Seçilmiş alanlarda KAMU-ÖZEL SEKTÖR iş birliğini gerçekleştirmek
2- İlk öğretimi 11 yıla çıkartmak
3- Yazılım ve Donanım teknolojilerini öncelikli büyüme alanı olarak belirlemek
3- Yazılım ve Donanım teknolojilerini öncelikli büyüme alanı olarak belirlemek
4- Tarım ve Tarımsal sanayi bir başka öncelikli büyüme alanı olarak belirlemek
5- Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu ile Adalet Bakanlığı arasındaki ilişkiyi kopartmak
6- Diyanet İşleri Başkanlığını özerk bir kurum haline dönüştürmek,Sünni-Alevi uygulamaları eşitlemek
7- Bireylerin kendilerini özgürce ifade edecek zaman ve mekanlar yaratmak
8- Üniversiteleri Özerk birer kurum haline getirmek
9- Ekonomik olarak geri kalmış bölgelerde yöre halkını birlik,kooperatif vb.şekilde örgütleyerek kamunun da belirli bir süre ortak olacağı yatırımlar yapmak
10- Avrupa Birliğine alternatif ekonomik birlikler oluşturmak
11- Köy Ensitütülerini günümüz koşulları çerçevesinde yeniden açmak
12-Özelleştirmelere son vermek ve ne kalmşsa elde onları rehabilite etmek
13- Milletvekili adaylarının yarısını 30 yaş altı gençlerden kadın ve erkeği eşit olarak belirlemek….
Devam edecek…Sevgiyle
CHP NASIL İKTİDAR OLUR..? - 1
Bu yazı bir tartışma zemini oluşturmak için kaleme alınmıştır.
1950 seçimlerinden bu yana tek başına iktidar olamayan CHP nin 2011 Haziran seçimlerinde tek başına iktidar olabilmesinin gerek şart ; Genel Başkanından Türkiyenin en ücra köşesindeki sempatizanına kadar iktidara inanması ve bunu yüreğine yerleştirmesidir. Yeter şartları ise ;
1- Tüm halkları tek bir potada eritecek ortak bir vizyon geliştirmek
2- Bu vizyon ışığında doğru strateji ve politikaları uygulamak
3- Kendi seçmen kitlesi dışında kalan kitleye nasıl ulaşacağını belirlemek
4- AKP yi ve Recep Tayyip Erdoğanı doğru analiz etmek
5- AKP ve Recep Tayyip Erdoğandan bir adım önde olmak
6- Kitle iletişim araçlarını doğru ve etkin kullanmak
VİZYON
Ortak vizyonun ögeleri ;
a- ADİL
b- ERİŞİLEBİLİR
c- HEYECAN veren DİNAMİK
d- DEMOKRAT
e- NET ve KOLAY ANLAŞILABİLİR
Buna göre ;
Cumhuriyetin 100.yılında G-8 ülkeleri arasında yer alan , Gelişmiş ülkeler sıralamasında ilk 25 içinde yer alan,Gençleri ve Kadınları siyasal,sosyal ve ekonomik yaşam içersinde hakkaniyetli bir şekilde yer almış,Gelir Dağılımı adil,herkesin düşünce ve fikirlerini özgürce ifade edebildiği Küresel bir Güç.
Devam Edecek…14 Ocak 2011 Cuma
SİZE NE KADAR TANIDIK GELİYOR…
Bir vakitler bir ülke varmış halkın bütün siyasetçilerden bıktığı bir dönemde yapılan bir seçimde o halk “Yolsuzluk,Yoksulluk”diye bayrak açan ve nispeten yeni imajı bırakan bir siyasi partiyi o partinin de inanamadığı bir çoğunlukla iktidara getirivermiş…
Bir vakitler bir ülke varmış geçmişte hükümetleri sarsan,ülkenin önde gelen iş adamlarının kurduğu sivil toplum örgütü kanarya sevenler derneği haline dönüşünce eski şaşalı günlerine dönebilsin diye seçilen başkan ne kadar iyi halay çektiğini ülkenin bir bölüm vatandaşları tarafından kullanılan dil ile ne kadar başarılı hitap ettiğini göstererek horoz sevenler derneği olmanın daha doğru olacağını düşünüvermiş…
Bir vakitler bir ülke varmış ordu,asker deyince tüyleri diken diken gözleri dolu dolu olurken emeklisi,görev başında olanı,bilim adamları,gazetecileri “sizi gidi sizler” nidalarıyla içeri tıkılıvermiş…
Bir vakitler bir ülke varmış delikanlı başbakanı “bir dakika” “konuştuklarını unutma” “ucube” “ananı alda git” “askerlik yan gelip yatma yeri değidir” gibi racon keserken bir idam mahkumu gencin son mektubunu okurken ağlayıvermiş sonrada neden ağladığını unutuvermiş…
Bir vakitler bir ülke varmış cumhurbaşkanı tarihten bir ders olan türküyü her dinleyişinde ağlarmış…
Bir zamanlar bir ülke varmış küçük olsun benim olsun diyen ve koltuğunu bırakma niyetinde olmayan ana muhalefet partisi liderinin ayağını altına “seks skandalı”giydirmesiyle sabun koyup kaydırıvermiş...
Bir vakitler bir ülke varmış yıllar önce kabul edilen bir yasanın yürürlüğe girmesiyle hırsızı,uğursuzu,teröristi,katili serbest kalınca ortaya çıkan manzara karşısında hükümeti,muhalefeti,sivil toplum örgütleri hukukçusu,köşe yazarı,sivil toplum örgütleri çözüm üretmek yerine büyük bir pişkinlikle kayıkçı kavgasına girişivermişler..
Bir vakitler bir ülke varmışküresel ekonomik krizin teğet geçtiğini iddia ederken işsizlik oranı %15 lere,açlık sınırındaki vatandaş sayısı %10lara,kredi artı borcunu ödeyemeyenlerin sayısı %3lere vuruvermiş…
Bir vakitler bir ülke varmış bir TV dizisine ihtar veren denetlemeyle görevli kurulunun Profesör bir üyesi dizinin “özel yaşamın gizliliğini ihlal ettiğini”belirterek bütün dünyada olduğu gibi Türkiye dede ölmüş insanlarında özel hayatlarının gizli olduğunu söyleyivermiş...
Bir vakitler bir ülke varmış yüksek yargısının bir dairesindeki rüşvet olayının sıcaklığı devam ederken en büyük gümrük müdürlüklerinden birin dede rüşvet olayı patlayıvermiş...
Bir vakitler bir ülke varmış öğrencileri hak ararken Allah ne verdiyse biçiminde dayak yer protesto için yumurta atınca da yumurta talebi patlarmış...
Bir vakitler bir ülke varmış vatandaşları siyasi partilerin isimlerini,cumhurbaşkanının ismini,başkentini,milli bayramlarını bilmezken TV dizi yıldızlarını bir çırpıda sayıverirmiş...
Bir vakitler bir ülke varmış ana muhalefet partisi lideri en önemli oylamada kayıtlı olmadığından ötürü oy kullanamamış ancak bunu büyük bir pişkinlikle başkalarının hatası olarak görmüş...
Bir vakitler bir ülke varmış bir bakanı bir başka ülkenin de vatandaşı olmaktan üstelik o ülkenin kraliçesine hizmet edeceği yemininden en ufak bir rahatsızlık duymazmış...
Evet size tanıdık geliyor mu bu ülke.?
Sevgiyle
Bir vakitler bir ülke varmış geçmişte hükümetleri sarsan,ülkenin önde gelen iş adamlarının kurduğu sivil toplum örgütü kanarya sevenler derneği haline dönüşünce eski şaşalı günlerine dönebilsin diye seçilen başkan ne kadar iyi halay çektiğini ülkenin bir bölüm vatandaşları tarafından kullanılan dil ile ne kadar başarılı hitap ettiğini göstererek horoz sevenler derneği olmanın daha doğru olacağını düşünüvermiş…
Bir vakitler bir ülke varmış ordu,asker deyince tüyleri diken diken gözleri dolu dolu olurken emeklisi,görev başında olanı,bilim adamları,gazetecileri “sizi gidi sizler” nidalarıyla içeri tıkılıvermiş…
Bir vakitler bir ülke varmış delikanlı başbakanı “bir dakika” “konuştuklarını unutma” “ucube” “ananı alda git” “askerlik yan gelip yatma yeri değidir” gibi racon keserken bir idam mahkumu gencin son mektubunu okurken ağlayıvermiş sonrada neden ağladığını unutuvermiş…
Bir vakitler bir ülke varmış cumhurbaşkanı tarihten bir ders olan türküyü her dinleyişinde ağlarmış…
Bir zamanlar bir ülke varmış küçük olsun benim olsun diyen ve koltuğunu bırakma niyetinde olmayan ana muhalefet partisi liderinin ayağını altına “seks skandalı”giydirmesiyle sabun koyup kaydırıvermiş...
Bir vakitler bir ülke varmış yıllar önce kabul edilen bir yasanın yürürlüğe girmesiyle hırsızı,uğursuzu,teröristi,katili serbest kalınca ortaya çıkan manzara karşısında hükümeti,muhalefeti,sivil toplum örgütleri hukukçusu,köşe yazarı,sivil toplum örgütleri çözüm üretmek yerine büyük bir pişkinlikle kayıkçı kavgasına girişivermişler..
Bir vakitler bir ülke varmışküresel ekonomik krizin teğet geçtiğini iddia ederken işsizlik oranı %15 lere,açlık sınırındaki vatandaş sayısı %10lara,kredi artı borcunu ödeyemeyenlerin sayısı %3lere vuruvermiş…
Bir vakitler bir ülke varmış bir TV dizisine ihtar veren denetlemeyle görevli kurulunun Profesör bir üyesi dizinin “özel yaşamın gizliliğini ihlal ettiğini”belirterek bütün dünyada olduğu gibi Türkiye dede ölmüş insanlarında özel hayatlarının gizli olduğunu söyleyivermiş...
Bir vakitler bir ülke varmış yüksek yargısının bir dairesindeki rüşvet olayının sıcaklığı devam ederken en büyük gümrük müdürlüklerinden birin dede rüşvet olayı patlayıvermiş...
Bir vakitler bir ülke varmış öğrencileri hak ararken Allah ne verdiyse biçiminde dayak yer protesto için yumurta atınca da yumurta talebi patlarmış...
Bir vakitler bir ülke varmış vatandaşları siyasi partilerin isimlerini,cumhurbaşkanının ismini,başkentini,milli bayramlarını bilmezken TV dizi yıldızlarını bir çırpıda sayıverirmiş...
Bir vakitler bir ülke varmış ana muhalefet partisi lideri en önemli oylamada kayıtlı olmadığından ötürü oy kullanamamış ancak bunu büyük bir pişkinlikle başkalarının hatası olarak görmüş...
Bir vakitler bir ülke varmış bir bakanı bir başka ülkenin de vatandaşı olmaktan üstelik o ülkenin kraliçesine hizmet edeceği yemininden en ufak bir rahatsızlık duymazmış...
Evet size tanıdık geliyor mu bu ülke.?
Sevgiyle
6 Ocak 2011 Perşembe
CHP ACELE GİDEN ECELE GİDER
Bugün 6 Ocak 2011 apar topar kamu vicdanını öne sürerek CMUK 102.madde bir başka ifadeyle tutukluluk sürelerini düzenleyen madde ve ilgili diğer maddelerin değişimi için yasa teklifi verdiniz ve buna göre tutukluluk sürelerini 3 yıl ile sınırlıyorsunuz kabul edilmez ama eğer edilirse sadece bir örnek Hırant Dinkin katili Ogün Samastı ertesi gün serbest bıraktıracaksınız yani kaş yapayım derken göz çıkaracaksınız.
Değerli CHP yöneticileri sizin sorunlara teşhis koyma konusunda bir özürünüz mü var..!! Şu an karşımıza çıkan sorun tutukluluk süreleri değil yargının neden hızlı ve verimli çalışmadığıdır yapmanız gereken bunu böyle anlayıp kısa vade ve orta vadede neler yapacaksınız da yargıyı verimli ve hızlı bir hale getireceksiniz bunu ortaya koymanız,kamu oyuyla paylaşmanız ve bir yasa teklifi hazırlamanız ve bunu da hükümetten önce Türkiye Büyük Millet Meclisine getirmenizdir.
Sevgiyle
ÖĞRENMENİN SONU YOK…
Bütün Dünya dergisinin Ocak 2011 sayısını okurken yapımcı,yönetmen,gazeteci Sn.Çetin İmer tarafından kaleme alınan “Özgürlük Anıtı Bir Osmanlı Projesiydi” başlıklı makalesini ilgiyle okudum.
Makale özetle ve mealen şöyle ;
Mısır Hıdivi Sait Paşa Süveyş Kanalını yaptırmaya karar verir ve bir Osmanlı vilayeti olması hasebiyle sultan Abdülmecit e projeyi sunar ve izin ister,Hindistan daki çıkarlarının zedeleneceği düşüncesiyle projeye karşı çıkan İngiltere sultan Abdülmecit üzerinde yoğun bir baskı kurar ve Abdülmecit işi yavaştan alır ancak Sait Paşa izni beklemeksizin projeyi başlatır ve bu meyanda Fransız mühendis Ferdinand de Leeps ile bir sözleşme yapar,bu sözleşmenin maddelerinden biride Port Said şehrine Osmanlı ve Mısırın karakteristiklerini yansıtacak bir heykelin dikilmesidir.
Mühendis Ferdinand ünlü Eyfel Kulesinin yapımcısı olan Frederic Augusta Bartholdiyi yanına alarak işe koyulur.Kadim Mısırın kadın kıyafetleri ve 7 iklimin sultanının 7 sivri uçlu bir taçla sembolize edildiği heykele Singer dikiş makinalarının kurucusunun zevcesi madam İsabelle Eugenie Boyer modellik eder. Heykelin finansmanı sultan Abdülmect in ölümünden sonra padişah olan Abdülaziz Han tarafından sağlanır heykel dikime hazır hale geldiğinde Hıdiv Sait Paşa ölür ve yerine İsmail Paşa gelir,İsmail Paşa bir müslüman ülkesinde kadın heykelinin sorun çıkaracağı nedeniyle parası Osmanlı hazinesinden ödenen heykelden vazgeçer ve heykel Fransa da bir depoya kalkar.
ABD ile arası çok iyi olan Fransa ABD nin 100. kuruluş yılı nedeniyle ABD ye bir heykel hediye etmeye karar verir sol elinde bir kitap sağ elinde ise ışığı tüm dünyayı aydınlatacak bir meşale olması öngörülen bu heykel Port Sait şehri için hazırlanmış ve bir depoda çürümeye terk edilmiş heykelin Bartholdi tarafından elden geçirilmesi sonucu,1886 yılında 4 aylık bir çalışma sonunda NewYork silüetinde yerini alır.Ancak bir fak vardır Özgürlük Anıtı Sultan Abdülazizin öngördüğü medeniyetin ve ışığın doğudan batıya doğru düşüncesiyle sola bakması gerekirken sağa bakar.
Sevgiyle
5 Ocak 2011 Çarşamba
CHP SEÇİME DOĞRU
Okuduğum haber doğruysa CHP seçim için slogan arıyormuş,oysa araması gereken ülkenin ve halkın sorunlarına çözümler olmalı.
Örneğin gelir dağılımını nasıl düzelteceksiniz,asgari ücretten vergi alırken mevduat faizinin bir bölümünün vergiden muaf olmasını nasıl izah edeceksiniz,ne yapacaksınız da AKP nin koymuş olduğu 2023 de dünyanın 10 büyük ekonomisinden biri olma hedefini aşacaksınız,ne yapacaksınızdıaAKP nin bugün yarın açıklayacağı ve inovasyon,teknoloji gelişimine ağırlık veren sanayileşme stratejisinden daha iyi bir şey ortaya koyacaksınız,bölgenin ve körfez ülkelerinin gıda ambarı olma potansiyelini nasıl harekete geçireceksiniz,Osman Arolat ın dediği “dandik ekonomiyi,bul karoyu al parayı ekonomisini”nasıl rasyonel ekonomi yapacaksınız,gemi azıya almış giden iki dil,demokratik özerklik konularında ne yapacaksınız,tutukluluk sürelerine ilişkin yasanın yürürlüğe girmesiyle patlayan yargı ve yargılama sistemi için ne yapacaksınız,ufacık tefecik olan borsanın her gün gündem olmasını sanki Türkiye deki her şeyin ona endeksliymiş havasını nasıl düzelteceksiniz ,kadına önce evin içinde eşit olabilmesi için ne yapacaksınız,Avrupa Birliği için politikanız nedir,komşularla sıfır sorun anlayışına alternatifiniz nedir,gavur İzmiri gavurluktan nasıl kurtaracaksınız belediye sizdeyken hangi yapamadığınızı yapacaksınız…
Yukarıdaki konulara daha bir çok şey ilave edilebilir.
Evet beyler sloganla kaybedecek vaktiniz yok,işiniz çok…!!!
Sevgiyle
4 Ocak 2011 Salı
KÖRLER VE SAĞIRLAR…
Milli Güvenlik Kurulu ; Tek Devlet,Tek Millet,Tek Bayrak,Resmi Dil Türkçe…
Sn.Cumhurbaşkanı ; Resmi Dil Türkçe diğerleri bizim zenginliklerimiz…
Selahattin Demirtaş ; Demokratik özerklik,iki dil ancak bizim söylediklerimiz çarpıtılıyor…
Diyarbakır hava alanı çıkışı Sn.Cumhurbaşkanın ziyareti ; Türkçe ve Kürtçe “Hoşgeldiniz”pankartı…
Devlet Bahçeli ; Sn. Cumhurbaşkanının Diyarbakır ziyareti Milli Güvenlik Kurulu kararını boşa çıkartmıştır…
Cumhurbaşkanlığı ; Sn. Cumhurbaşkanımızın Diyarbakır ziyareti sırasında iki dil uygulaması olmamıştır…
Hüseyin Çelik ; Hükümete rağmen Milli Güvenlik Kurulu karar alamaz…
Selahattin Demirtaş ; Milli Güvenlik Kurulu ülkeyi bölmek istesede biz böldürtmeyiz…
Osman Baydemir ; Sn.Cumhurbaşkanına sözlük hediye ederken güzel Türkçemiz ve güzel Kürtçemiz.
Hasip Kaplan ; İki dil konusunda bu isyan ise evet baş kaldırıyoruz…
Selahattin Demirtaş ; Türkçe resmi dil değilmi dedik….
Sn.Başbakan ; Dün ne dediysem bugünde aynısını söylüyorum “ Tek Devlet,Tek Millet,Tek Bayrak,Resmi dil Türkçe”….
Sn.Kılıçdaroğlu ; Etnik kimlik ve Din üzerinden siyaset yapmam…
TBMM Başkanı ; Sn.vekillerin bir daha kürsüde Kürtçe konuşmayacaklarını bekliyorum,BDP milletvekillerinin ziyaretinden sonra…
Sevgiyle
23 Ekim 2010 Cumartesi
TÜRBAN…..
BİTMEYEN SENFONİ….
Eminim ki benim gibi bir çok insan neden hala bitmiyor bu tartışma oysa gündemimizde çok önemli konular var diye düşünüyor ve hatta sıkılıyor.
Bitmez zira AKP dahil tüm siyaset,yargı,medya ondan besleniyor,kim ister besin kaynağı elinden alınsın..!
Çözüm mü arıyorsunuz işte size bir çözüm önerisi ;
1-Türkün özüne dönün kadını yasalarda değil yaşamda erkek ile eşit hale getirin,Türkün özü diye başladım zira bütün Türk topluluklarında kadın erkek ile eşit muamele görmüştür,biraz tarihin derinliklerine inen bunu görür.Yaşamda eşit hale gelen kadın baskıyı kabul etmez ve kendi kararını özgür iradesiyle kendi verir.
2- Bu özgür iradenin tecelli edebilmesi için iki gerek şart bir de yeter şart vardır.
Gerek Şartlar ;
- Reşit olması yani 18 yaşını doldurmuş olması
- Ekonomik yaşamda yerini alması
Yeter Şart ;
- Eğitim
3- Yeter şarttan başlayıp bu ülkede eğitilmemiş kadın bırakmayacağız ve bunu da sadece devlete bırakmayacağız,sivil toplum eğitim seferberliği başlatacaktır.
Eğitim Gönüllüleri “eğitim park”ların ülkenin en ücra köşesine götürecek,Meslek Parkları kurulacak ve meslek sahibi olmayan kadın kalmayacaktır,Sabancı Müzesini NewYork,Paris ten önce bu ülkenin her köşesine götürecektir.
4- İmam Hatip liseleri alternatif eğitim aracı olmaktan çıkarılıp özüne döndürülecek ve İmamlar için Yüksek öğretim şartı getirilecektir.
5- Kızlarını okula göndermeyen aileler için Devlet yükümlülüğünü yerine getirecek yani onları koruma altına alıp okumalarını sağlayacaktır.
6- Yüksek Öğretim başı kapalı öğrencilere serbest hale getirilecektir.
7- Kamusal Alan anlayışı terk edilecek üniforma zorunluluğu olmayan her türlü kamu hizmetinde başı kapalı kadınlar görev alabileceklerdir.
8- 18 yaşına gelen her kadın kapanma yada kapanmama kararını kendi verecektir.
9- Diyanet İşleri Özerk bir kurum haline dönüştürülecektir.
10- Alevi vatandaşlarımız için Diyanet İşleri bünyesinde ayrı bir kurum oluşturulacak ve Cem Evlerine ibadethane statüsü verilecektir.
Tüsiad,Müsiad,İş Adamlarımızın kurdukları vakıflar,Sendikalar,Medya,Gençler….vb alın bu oyuncağı siyasetçilerin elinden…
Sevgiyle
20 Eylül 2010 Pazartesi
TARİHE GEÇEN BAZI GAFLAR….
1- Vlademir Putin,İsrail eski başbakanı Olmertin Moskovayı ziyareti sırasında “ Cumhurbaşkanınız Moşe Katsavinşin on kadına tecavüz etmesine imreniyoruz”
2- Silvio Berlesconi 2005 yılı Avrupa Birliği Gıda Zirvesinin İtalya da yapılmasını sağlamanın sırrı olarak "Bir sonuç almak istiyorsanız eldeki tüm silahları kullanacaksınız "der ve ilave eder "Ben o dönem Avrupa Birliği Dönem Başkanı olan Finlandiyanın Cumhurbaşkanı güzel hanımefendi Tarja Halonon karşısında playboyluk yaptım"…
3- Anavatan Partisi eski Genel Başkanlarından Nesrin Nas bir İzmir seyahati sırasında tüp gazdaki ÖTV ve KDV oranlarının düşürülmesi için eylem yapan ve bu eylem çerçevesinde Atatürk anıtına çelenk koyan tüpçüleri görünce "9 Mart tüpçüler gününü kutluyorum"
4- Eski Başbakanlarımızdan Tansu Çiller Diyarbakırlılara hitaben "Diyarbakırı Doğu Blokunun incisi yapacağım " Trabzonlulara hitaben "Sevgili Samsunlular,Trabzonu Akdenizin incisi yapacağım"
5- Şimdiki Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan "Askerlik yan gelip yatma yeri değildir"
6- Eski Cumhurbaşkanlarımızdan Süleyman Demirel kendisine yöneltilen bir soru üzerine "Türkiyede petrol vardıda tankerlere hortum bağlayıp bizmi içtik"
7- Cumhuriyet Halk Partisi eski Genel Başkanlarından Deniz Baykal bir Amasya ziyareti sırasında "Sevgili Amasyalılar Amasyanın kurtuluşunun 88.yılı kutlu olsun" Amasya hiç işgal edilmemiştir.
Sevgiyle
Kaynak ; Gökçen Tanrıveroğlu
20 Ağustos 2010 Cuma
VESAYET KALKIYOR;ÜSTÜNLERİN HUKUKU BİTİYOR;HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ BAŞLIYOR…..
Bunlar 12 Eylül de oylayacağımız Anayasa değişikliklerinin Sn.Başbakan Recep Tayyib Erdoğana göre temel dayanakları.
Öylemi acaba….?
1- Kanun önünde eşitlik (Anayasa Madde 10)
……. bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz.
Yani AKP eşitlik adına istediği yasayı çıkarır birileri bunu Anayasaya aykırı sayamaz.
Vasimiz AKP….!
2-Özel Hayatın Gizliliği ve Korunması (Anayasa Madde 20)
….Herkes kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunması hakkına sahiptir….bu konuda esas ve usuller kanunla düzenlenir.
Şu durdukça laf-ı güzaf;
”Yetkili mercinin yazılı emri olmadıkça kimsenin üstü,özel kağıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz.Yetkili mercinin kararı 24 saat içinde görevli hakimin onayına sunulur…..”
Bana yarım saat verin ıcığınızı,cıcığınızı,olanı,olmayanı bir kaç klasör haline getirivereyim bugün Ergenekonculara yaptıkları gibi…!
3-Sözleşme ve Seyahat Hürriyeti (Anayasa Madde 23)
Vatandaşlık ödevlerini yerine getirmeyen,…. vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti “Hakim kararı(yetkili merci yerine)ile kısıtlanabilir.
Kömür,Beyaz Eşya vb.yardımlar Anayasaya giremedi ama Vergi Yüzsüzleri giriyor…!
4-Ailenin Korunması (Anayasa Madde 41)
Başlığa ve Çocuk Hakları ilave edilmiş ve bir kaç satır bu hakların ne olduğu..
“Hepimiz Çocuğuz ya..!”
5-Toplu İş Sözleşmesi Hakkı (Anayasa Madde 53)
Başlık “Toplu İş Sözleşmesi ve Toplu Sözleşme Hakkı”olarak değiştirilmiş;
”Aynı zamanda ve aynı iş kolunda birden fazla sendikaya üye olunamaz” hükmü kaldırılmış yani SARI SENDİKANIN önü açılmış..!
Memurlar ve diğer kamu görevlileri “Toplu sözleşme(görüşme yerine)hakkına sahiptir. Çok güzel uyuşamadılar ne olacak GREV yok canım o da nereden çıktı.Esasları kanunla tespit edilecek Uzlaştırma Kurulu karar verecek ve bu karar kesin olup yargı yolu da kapalıdır.
Yerseniz memur kardeşlerim…!
6-Dilekçe Hakkı (Anayasa Madde 74)
Başlık “Dilekçe,Bilgi Edinmek ve Kamu Denetçisine Başvurma Hakkı” olarak değiştirilmiş,bugün bu hakkımız zaten var ve cevap merci Türkiye Büyük Millet Meclisi yani milletin meclisi..!!Bundan sonra kim cevap verecek .?AKP nin seçeceği “Kamu Denetçisi”
Doğru valla koskoca milletin meclisinin işi gücü yok da milletin dilekçesini cevaplayacak..!!!
7-Milletvekilliğinin Düşmesi(Anayasa Madde 84)
…”Partisinin kapatılmasına sebep olan milletvekillerinin milletvekilliği devam eder”
O koltuklar çok güzel ve rahat olmalı baksana partini kapattırsan bile milletvekilliğine devam…!
8-Başkanlık Divanı (Anayasa Madde 94)
….. ikinci devre için seçilenlerin görev süresi yasama yılının(3 yıl yerine) sonuna kadardır.
9-Yargı Yolu (Anayasa Madde 125)
…..”Yüksek Askeri Şuranın Silahlı Kuvvetlerden her türlü ilişki kesme kararlarına yargı yolu açıktır”
Subay,Astsubay kardeşlerim her haltı yiyebilirsiniz hatta meczup olabilirsiniz ve hemcinsinizle evlilik bile yapabilirsiniz korkmayın atılırım diye,yargıya gidiverirsiniz.
10-Kamu Hizmeti Görevlileriyle İlgili Hükümler (Anayasa Madde 128)
Memur kardeşlerim hani Toplu Sözleşme Hakkı verdik ya işte oradaki haklarınız saklıdır diyorlar.
11-Görev ve Sorumlulukları,Disiplin Kovuşturmasında Güvence (Anayasa Madde 129)
Memur kardeşlerim bundan sonra içiniz serin ve gönlünüz rahat olsun neden mi.? Sabah işe geç kaldınız sicil amiriniz size uyarı cezası verdi yargıya başvurabilirsiniz..!
12-Hakim ve Savcıların Denetimi (Anayasa Madde 144)
Korkmayın canım sadece başlık değişti ne oldu”Adalet Hizmetlerinin Denetimi”
13-Askeri Yargı(Anayasa Madde 145)
Asker olmayan kişiler askeri suçlardan ve askeri mahallerdeki suçlardan ötürü askeri mahkemede yargılanamazlar.
Asker olan kişiler Devlete karşı suç işlerlerse sivil mahkemede yargılanırlar.
Peki bugün Balyozcular,İnternet Andıçları vb. nerede yargılanıyorlar,sivil mahkemelerde.Hoppala birileri bu muhteremleri orada yargılamakla Anayasa suçumu işliyorlar.?
14-Anayasa Mahkemesi (Madde 146)
Özet Anayasa Mahkemesini Hükümet ve Cumhurbaşkanı seçer yani AKP ve Sn.Gül..
15-Üyeliğin sona ermesi (Anayasa Mahkemesi,Anayasa Madde 147)
…12 yıl için seçilirler vay be süreli iş garantisi..!!
16-Görev ve Yetkileri (Anayasa Mahkemesi,Anayasa Madde 148)
“Yüce Divan” hani Başbakanların,bakanların yargılandıkları merci,ne karar alırsan al son karar Genel Kurulundur bu organ henüz yokta referandum sonrası kurulacak.Bizim bilmediğimiz Yüce Divanlık durumlarımı var acep.
17-Çalışma ve Yargılama Usulleri (Anayasa Mahkemesi,Anayasa Madde 149)
Bu Anayasa Mahkemesinin bir çalışma düzeni ve organizasyonu yok 3 Daire 1 Genel Kurul oluşturalım ve şu Siyasi Parti kapatmaya ve Yüce Divan konularındaki görev ve yetkiyi Genel Kurula verelim.
Neden olmasın…!
18-Askeri Yargıtay (Anayasa Madde 156)
oluşumunda “askerlik hizmetlerinin gerekleri dikkate alınmaz.”
Neden olmasın…!!!
19-Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu(Anayasa Madde 159)
-Kurul Başkanı Adalet Bakanıdır
-Kurulun Yönetimi ve Temsili Adalet Bakanına aittir
-Adalet Bakanlığı Müsteşarı kurulun tabii üyesidir
-Genel Sekreteri Adalet Bakanı seçer(Bu makam yok ama referandum sonrası oluşturulacak)
İşte Üstünlerin Hukukundan Hukukun Üstünlüğüne geçtiğimizin apaçık bir göstergesi,öyle değilmi yoksa..!!
20- 12 Eylülü Yargılamak (Anayasa geçici Madde 15)
Bu maddeyi yürürlükten kaldırdık “Darbecileri yargılayacağız” o kadarla kalır mı o dönem hükümet etmişlerde var mesela merhum Cumhurbaşkanlarımızdan Turgut Özal…!!!!!!
Haftalardır üzerinde fırtınalar kopan,
"VESAYET ANAYASASI GİDİYOR,ÜSTÜNLERİN HUKUKU BİTİYOR HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ BAŞLIYOR" YUKARIDA YAZILANLARDIR.
DEĞİŞİKLİK METİNLERİ AKP WEB SİTESİNDEN ALINMIŞTIR.
Söyleyecek tek bir söz var “Hadi Canım Sizde”
Sevgiyle
10 Ağustos 2010 Salı
Sn.KEMAL KILIÇDAROĞLUNA AÇIK MEKTUP-4
Sn.Kılıçdaroğlu,bu kez mektubuma bir anektodla başlamak istiyorum.Anavatan Partisine ,Demokrat Partinin ve Adalet Partisinin gerçek devamı niteliğinde bir alternatif aranıyor,aklıevveller son derece başarılı bir iş adamı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine Başkanlığı döneminde yepyeni bir soluk kazandırmış Sn.Mehmet Yazarı ikna ediyorlar ve Hür Demokrat Parti kuruluyor az biraz çevresindeyim nereye gitse,kiminle karşılaşsa herkes "Sn.Başbakanım"diye hitap ediyor neredeyse Sn.Yazarda öyle olduğuna inanmaya başladı sonra ne mi oldu? Hür Demokrat Partisi kapandı,Sn.Yazar Doğru Yol Partisine katıldı Başbakan olamadı ama Bakanlık yaptı.
Sizi Genel Başkan olduğunuzdan beri izliyorum ve benzer aklıevvelleri çevrenizde görüyorum daha da ötesinde Sn.Başbakanın bilinçsizce verdiği "Memur Kemal" pasını değerlendiremediğiniz gibi Sosyal Sigorta Kurumuna ilişkin pasıda kendi kalenize gol yapma becerisini gösterdiniz,nasılmı Sn.Başbakanla bu konuyu TV da tartışabileceğinizi söylemekle.
Sn Kılıçdaroğlu Başbakanla TV da tartışacak hiç mi mesele yokda bunu dile getirdiniz.Anayasa var,Sınır Birliği var,Türkiyenin 11 Eylülü var,var oğlu var…
YAŞ krizinin çözülmüş olmasına olan memnuniyetinizi belirttiniz,Sn.Kılıçdaroğlu kendinize hiç sordunuz mu 8 yıldır iktidar olan AKP nin aklına şimdimi geldi Sivil Otorite ve yasaların verdiği yetki. Söylemleriniz öyle gösteriyorki ne siz nede kurmaylarınız Sn.Başbakanı çözememişsiniz.YAŞ krizi diye Sn.Erdoğan referandum öncesi sahneye güzel bir oyun koymuştur ve "Delikanlı"rolünüde kendine biçmiş vede iyi oynamıştır halkımız “Delikanlı”insanı sever ayrıca mazlumuda sever "kefen"muhhabbetindede mazlumu oynamaktadır.
Sn.Kılıçdaroğlu size acilen stratejist,imaj oluşturucusu vb danışmanlar lazım anlaşılan oki bunlar çevrenizde yok..!
Neden Hindistan Büyükelçisi gerçektende Gandiye benziyormuşsunuz deyince mutlu oluyorsunuz oysa size yakışan "Memur Kemal,Atom Karınca Kemal" vb.olmaktır o zaman toplumun tüm kesimleri sizi bağrına basar,bunu bir düşünün aksi halde CHP ye yazık olacak,halkımıza demiyorum zira o eninde sonunda kendi yolunu bulacaktır.
Sevgiyle
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)