Bu Blogda Ara

21 Ocak 2010 Perşembe

AYDINLARIMIZ


Bugün çok değerli bir hanım aydınımız  Taraf gazetesinin ortaya attığı ve 5000 sayfalık bir belgenin kendilerinde olduğunu söylediği Balyoz kod adlı ihtilal planlaması üzerine,söz konusu planda adı geçen generaller için suç duyurusunda bulunmuş.

Aferim son derece isabetli bir hareket yapmış ama şu soruları hiç kendine sormuş mu ?

   1- Taraf gazetesinin sahibi kimdir ve ne işle meşgul olmaktadır,andan babadan yüklüce bir servete sahip değilse bu gazeteyi nasıl finanse etmektedir.
   2- Neden böylesi bombalar Taraf gazetesinde patlamaktadır.
  3- Avrupa Birliği ile imzalanan sözleşmeler arasında askerlere ilişkin neler vardır ( Bugün bir tanesi Anayasa Mahkemesinden döndü )
  4- 2 yılı aşkın süredir tutuklu bulunan “Ergenekon” adlı dava sanıklarının neden hala tutukluluk halleri devam etmektedir,hani yeni CMUK a uygun olarak savcılarımız her şeyi hazırlayacaklardı da mahkemelerimizde hemen karar verecekti tıpkı avrupa da olduğu gibi !!

Soru listesini o kadar uzatabilirim ki ama değmez zira bizim aydınlarımız o kadar doluymuş ki bırakalım biraz ferahlasınlar.

Birde unutmadan eski mili eğitim bakanımız diyor ki Cumhuriyet inanan kesimleri ve kürtleri öteki yapmış, işlerinden vakit bulursa meclis kütüphanesine bir zahmet uğrayıversin de kuruluşundan bu yana meclis tutanaklarını bir okuyuversin.

Sevgiyle

18 Ocak 2010 Pazartesi

İSRAİL


Bir dışişleri bakan yardımcısı , bir dışişleri bakanı ve onlara arka duran bir başbakan sanmayın isimlerini bilmiyorum telaffuz etmem onlara paye vermem anlamı taşır onun için isimlerini anmıyorum.

Türkiye antisemitist tavır içine girerse tavırları farklı olurmuş vay vay !!! Acaba yaşadığı toprakların bir kısmının Sultan Abdülhamitin şahsi tapulu malı olduğunu biliyormu,Osmanlının İspanyol Yahudilerine kucak açıp bağrına bastığından haberdarlarmı hadi o kadar geriye gitmeyelim Berlin Büyük Elçimizin kendi hayatını riske ederek kaç yahudiyi sabun olmaktan kurtardığınıdamı bilmiyorlar.

 Bizim elçimizi sınır dışı ederlermiş ne o bir dizide yahudi düşmanlığı yapılıyormuş demek ki hayat diziler üzerinden yürüyor son bir hatırlatma Kudüsteki Katolik Kilisesini kim idare ediyor ve neden ikinci katta bir merdiven duruyor neredeyse bir asırdır neden ve nasıl durmuş orada.

Sevgiyle

14 Ocak 2010 Perşembe

TÜSİAD


Önümüzdeki perşembe günü Tüsiad da seçimler var geleneklere uygun olarak önceden üzerinde mutabık kalınmış Sn. Ümit Boyner bayrağı devr alacak ve şu sıralar en az başkanlık kadar önemli olan yönetim kurulunu oluşturmakla meşgul kendisine bu zor görevinde başarılar diliyorum,neden zor 70 li yıllarda vurduğu yerden ses getiren Tüsiad dan bugün eser yok neredeyse bir fan kulübüne dönüşmüş durumda !!

Ne olduda Tüsiad bu hale geldi,Sn.Boyner ve oluşturacağı yönetim kurulu bu soruyu sorar ve samimiyetle cevaplarlar ise Tüsiad eski parlak günlerine döner,aksi!!!
Ben onlara yardımcı olması için eski bir Tüsiad üyesi olarak görüşlerimi kısaca sıralayayım.
  1- 2.nesil patronlar 1.nesil patronların toplumsal ağırlıklarına sahip olamadılar,
  2- Değişen koşulları doğru okuyamadılar ve temel bir çizgi oluşturmak yerine bir oraya bir buraya yalpaladılar,
  3- Kendileri dışında oluşan sivil toplum örgütlerine fazlasıyla mesafeli kaldılar,
  4- Toplumsal sorunları iyi göremediler ve geleneksel söylemleri içinde sıkışıp kaldılar,
  5- Sosyal Vatandaşlık anlayışını Tüsiada taşıyamadılar,
  6- Kuvvetli bir genel sekreterya oluşturamadılar,
  7- Değişen koşullara uymak yerine koşulları kendilerine uydurmaya çalıştılar,
  8- İmaj yönetimini yapamadılar,
  9- Teknolojinin sunmuş olduğu birçok olanağı değerlendiremediler.
Bu listeyi uzatmak mümkün ama ben açılımı yapmış olayım yeni yönetim üzerinde daha fazla kafa yorsun.

 Peki ne yapmak lazım o konuda da bir kaç kelam edeyim;
  1- Misyonlarını yeni baştan tespit etmeliler zira her şeyin anahtarı bu olacak,
  2- Genel sekreterliği bir yandan reorganize ederken başına da hem donanımlı hemde güçlü bir karakteri getirmeliler,
  3- Yönetim kurulu dengesini profesyonel yöneticiler ve Kobileride içine alan bir şekilde kurmalılar,
  4-Sn.Boynerin başkanlık dönemi için somut hedefler koymalı ve bunları deklare etmeliler,
  5- İmaj ve Teknoloji yönetimi konusunda profesyonel destek almalılar,
  6- Bir sosyal sorumluluk projesi seçerek onu hayata geçirmeliler,
  7- Kobilere ve Anadolu sermayesine doğru açılım yapmalılar,
  8- Toplumun hassasiyetlerini doğru ölçüp ona göre bir çizgi tutturmalılar ve bu çizgiden sapmalar göstermemeliler.

Sn.Boynerin işi hayli zor gözüküyor tekrar kendisine başarılar.

Sevgiyle

3 Ocak 2010 Pazar

HUKUK MU GUKUK MU ?


Şu adını her kim koyduysa Kozmik odada yapılan arama benim gibi saf ve bakir bir anadolu çocuğunun anlama kapasitesinin dışına çıkıyor.

Ülkenin en yetkili yargı organları aramanın hukuka aykırı olduğunu ve hakimde olsa soruşturma safhasında o odanın aranamayacağını söylüyor bu görüşe bir çok hukukçu ve kanaat önderi katılıyor ama ben bu satırları yazarken 6. arama başladı.

Allah rızası için bir otorite beni-bizi aydınlatsın ki bende-bizde hukuk mu guguk mu diye düşünmekten vazgeçelim ve tüm kurumlarımıza güven duyalım.

Sevgiyle

SABIR


Genç bir delikanlı çok iyi ve mükemmel bir mücehever ustası olmak istiyormuş babası almış oğlunu kentin en iyi ve mükemmel mücehever ustasının yanına götürmüş ve "usta bu çocuk sana emanet onu kendin gibi mükemmel bir mücehevver ustası olarak yetiştir sana da iyi bir çırak olacaktır zira hem çalışkan hemde çabuk öğrenendir" demiş ve oradan ayrılmış. 

Usta"gel bakalım delikanlı avucunu aç"demiş ve delikanlının avucuna bir taş bırakmış bu avucunu herne olursa olsun hiç açmayacaksın ve bir yıl sonra bana geleceksin, bizim delikanlı biraz afallamış ama karşısında kentin en mükemmel mücehevver ustası duruyor,avucunu sıkı sıkı kapatarak evin yolunu tutmuş.

Başlangıç da kolay ve eğlenceli olan bu durum giderek zorlaşmaya başlamış hatta bizim delikanlıyı isyan noktasına getirip ustası hakkında ileri geri konuşur hale getirmiş ama delikanlı inadım inat deyip avucunu hiç açmamış ve bir yıl dolunca heyecanla ustanın yanına koşmuş ve avucunu ustaya uzatarak usta bir yıl oldu al taşını şimdi bana ne yapacağımı göster demiş usta yavaşça o taşı almış ve bir taş daha koymuş delikanlının avucuna.Delikanlı büyük bir hezeyana kapılmış ve başlamış veryansın etmeye ustanın ustalığına ileri geri ve yüksek sesle bağırmaya başlamış ve dükkanının dışına yönelmiş ama birden kafasını çevirip usta usta bu taş o taş değilki demiş. 

 Sabır her öğretinin temel taşlarından biri bu anlattığım eski bir çin hikayesi ama Hazreti Kuranda sabıra yönelik özel bir ayet var ayrıca tasavvufun temel taşı ve tahmin edemezsiniz ama masonluğunda temel öğretilerinden biri,Hünkar Hacı Bektaş Velininde 14 sırrından biri sabır.

Sevgiyle

25 Aralık 2009 Cuma

NELER OLUYOR


Biz sade vatandaşlar patagonyadamı yaşıyoruz.!

Bir özel harekatçı düşünün cebinde gideceği yerin krokisi var sanki o yer bir başka ülkede vede hiç bilmediğiniz bir mekanda.

Bir Cumhuriyet Savcısı var Erzincanda Fethullah hoca cemaatine mensup bir gruba soruşturma açıyor adamı neredeyse bacaklarından asacağız ama traji komik olanı olaya Erzurum Cumhuriyet savcısı el koyuyor ergenekon olarak iş Erzincana geri dönüyor.

Bir medyamız var evlere şenlik bir işin ne olduğunu anlamadan baş haber haline getiriyorlar arka planlarda bir takım görsel efektlerle destekliyorlar sözüm ona haber yapmış oluyorlar.

Köşe yazarlarımız var sözcük hafızaları 50 yi geçmez Ruhban okulundan yola çıkıp Yunanistanın yaşamış olduğu ekonomik krizde AB nin desteğini almak üzere bir tezgahla karşılaştığımız sonucuna varıyor.

Bir devletimiz var bütün kurumları çatışma halinde ahengi sağlayacak Cumhurbaşkanı ortada yok.

Bir muhalefetimiz var ortalığı yumuşatma yerine ipe sapa gelmez argümanlarla ortalığı dahada fazla geriyor.

Bir hükümetimiz var açılım dediği şeyin adını 3 seferde koyuyor ama ,a,b,c,d…… yi şu zamanda yapacağım demiyor demediği için ortalık spekülasyondan geçilmiyor.

Bir belediye başkanımız var ettiği küfrü Hazreti Kuranın Nisa suresine dayandırıyor.

Velhasıl orta oyununa dönmüş bir ülkemiz var vatandaşları patagonyada yaşıyor ki “ PARDON NELER OLUYOR DEMİYOR”

Sevgiyle

2 Aralık 2009 Çarşamba

YİĞİT BULUT’A CEVAP


Sayın Yiğit Bulut

2 Aralık çarşamba günü köşenizde OMV ye ilişkin yazınızı ilgiyle okudum ve durumdan vazife çıkararak size yazmaya karar verdim.Köşenizde görüşlerimi ele alıp almayacağınızı,okuduktan sonra bir köşeye atıp atmayacağınızı bilemediğim için bu mektubu www.tufandarbaz.blogspot.com adlı sitemde de yayımlayacağım.

Sn.Bulut ne OMV nede diğer konulardaki görüşlerinize katılmıyorum saygı duymaya çalışıyorum ama çokta başarılı olamıyorum zira bilmediğiniz o kadar çok konuda yazı yazıyorsunuzki insan zorlanıyor. Her konu hakkında herkesin bir görüşünün olması çok doğaldır ama toplumda kanaat önderliğine soyunmuş iseniz çok dikkatli olmanız gerekir zira biz toplum olarak fikir sahibi olmadan zikir sahibi olmayı çok severiz olurda değerli okuyucularınız sizi hakikaten derin bir bilgiye sahip olarak algılayabilirler ve zikir sahibi olmaya kalkarlar.

Size bu eleştiri ağır ve haksız gelebilir ama eğer kendinizle samimi olarak yüzleşmek istiyorsanız son bir ayda köşenizde yazmış olduğunuz yazıları tekrar tekrar okuyun ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.

Sn.Bulut OMV ve POAŞ ortaklığını yaratan kişi olarak günümüzde ne sermayenin nede bilginin serbestçe dolaşımına engel olabilecek bir sistem düşünemiyorum,zaten pratikte bunu gösteriyor.
Siyasi otoritelerin nerede olursa olsun yapay olarak koymaya çalıştıkları engeller bir süre sonra Berlin Duvarı gibi üzerlerine yıkılıveriyor.

Size eleştirdiğiniz konuda bir düşünce ufku açabilmek için eski Cumhurbaşkanımız Sn.Süleyman Demirelin Adapazarı Toyota fabrikasının açılışında yapmış olduğu konuşmadan bir alıntı vermek istiyorum.Belki biliyorsunuz belki bilmiyorsunuz Toyota fabrikasının bulunduğu arazi tarım alanı idi bizim arazinin vasfını değiştirmemiz iki yılımızı aldı zira hayata tek bir noktadan bakmaya alışmış insanlarla uğraşmak hiç kolay olmadı! Bizim bu çabalarımızı bilen Sn.Süleyman Demirel kendisine has üslubu ile konuşmasının bir noktasında o araziden elde edilecek tüm patates rekoltesinin bir Toyota otomobiline eşit olacağını vurguladı ve düşünenlere emeği geçenlere teşekkür etti. Netice Toyota Türkiye ihracatının 2.sırasına oturdu birinci sırada kim var dersiniz hani o kamu arazisini bedava tahsis ettiği için neredeyse yüce divan gidecek olan Sn.Mesut Yılmazın araziyi tahsis ettiği Ford.

Sn.Bulut OMV ye eleştiri getirirken yukarıda verdiğim iki örneği dikkatle düşünün.Yazınızda bizlerin dışarıya faiz ödemekten bıktığımızı birde bizlerin veya çocuklarımızın OMV ye para kaptırmamızı istiyorsunuz,ne kadar haklı bir istek ama isterseniz bir araştırın ne kadar yap işlet devretle yapılan enerji santrali varsa acaba devlet kw saat başına ne kadar fiyat garanti etmiş bir kopya daha vereyim inşaat şirketi olmayan kaç enerji oyuncusu var.

Sn Bulut o korktuğunuz para kaptırma işi OMV gibi yatırım yapanlarda olmaz benim söylediklerimde olur zaten bugün kaptırıyorsunuz. Nabuco projesine de eleştiri getirip başını OMV çektiği için tekel olmasından korkuyorsunuz oysaki tam tersi eğer o proje hayata geçebilme şansı bulursa konsorsiyumu oluşturanların cesaretleri yetmediği için İran gibi çok önemli bir oyuncuyu dışarıda bırakmasına rağmen Türkiyede şu anda oynanan tekel yada sizin tabirinizle piyasanın kimin tarafından hangi ölçüde kontrol edeceğinin oyununu bozacaktır,lafı bile yetmiş Rusya hemen yeni bir proje önerisiyle gelmiştir.

Eğer karşı çıktığınız buysa o zaman kendinize şu soruyu sorun "Samsun-Ceyhan" boru hattı kime tahsis edilmiştir ve onu takip edecek rafineri kime verilecektir biraz kopya istermisiniz görünen aktör Çalık grubu kimlerle beraber,İtalyan Eni,Rus Gazprom mavi akımda kim var hadi onu da siz bulun.

Sn.Bulut,bilmem hatırlarmısınız bir yaz günü Bodrum Milta tatil köyünde iyi bildiğinize inandığım teknik analiz üzerine CNN TÜRK te program yapmanızı size önermiştim yaptınız ve gayet başarılı oldunuz bence siz aynı konuya  geri dönün.

Sevgiyle