Bu Blogda Ara
10 Ağustos 2010 Salı
Sn.KEMAL KILIÇDAROĞLUNA AÇIK MEKTUP-4
Sn.Kılıçdaroğlu,bu kez mektubuma bir anektodla başlamak istiyorum.Anavatan Partisine ,Demokrat Partinin ve Adalet Partisinin gerçek devamı niteliğinde bir alternatif aranıyor,aklıevveller son derece başarılı bir iş adamı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine Başkanlığı döneminde yepyeni bir soluk kazandırmış Sn.Mehmet Yazarı ikna ediyorlar ve Hür Demokrat Parti kuruluyor az biraz çevresindeyim nereye gitse,kiminle karşılaşsa herkes "Sn.Başbakanım"diye hitap ediyor neredeyse Sn.Yazarda öyle olduğuna inanmaya başladı sonra ne mi oldu? Hür Demokrat Partisi kapandı,Sn.Yazar Doğru Yol Partisine katıldı Başbakan olamadı ama Bakanlık yaptı.
Sizi Genel Başkan olduğunuzdan beri izliyorum ve benzer aklıevvelleri çevrenizde görüyorum daha da ötesinde Sn.Başbakanın bilinçsizce verdiği "Memur Kemal" pasını değerlendiremediğiniz gibi Sosyal Sigorta Kurumuna ilişkin pasıda kendi kalenize gol yapma becerisini gösterdiniz,nasılmı Sn.Başbakanla bu konuyu TV da tartışabileceğinizi söylemekle.
Sn Kılıçdaroğlu Başbakanla TV da tartışacak hiç mi mesele yokda bunu dile getirdiniz.Anayasa var,Sınır Birliği var,Türkiyenin 11 Eylülü var,var oğlu var…
YAŞ krizinin çözülmüş olmasına olan memnuniyetinizi belirttiniz,Sn.Kılıçdaroğlu kendinize hiç sordunuz mu 8 yıldır iktidar olan AKP nin aklına şimdimi geldi Sivil Otorite ve yasaların verdiği yetki. Söylemleriniz öyle gösteriyorki ne siz nede kurmaylarınız Sn.Başbakanı çözememişsiniz.YAŞ krizi diye Sn.Erdoğan referandum öncesi sahneye güzel bir oyun koymuştur ve "Delikanlı"rolünüde kendine biçmiş vede iyi oynamıştır halkımız “Delikanlı”insanı sever ayrıca mazlumuda sever "kefen"muhhabbetindede mazlumu oynamaktadır.
Sn.Kılıçdaroğlu size acilen stratejist,imaj oluşturucusu vb danışmanlar lazım anlaşılan oki bunlar çevrenizde yok..!
Neden Hindistan Büyükelçisi gerçektende Gandiye benziyormuşsunuz deyince mutlu oluyorsunuz oysa size yakışan "Memur Kemal,Atom Karınca Kemal" vb.olmaktır o zaman toplumun tüm kesimleri sizi bağrına basar,bunu bir düşünün aksi halde CHP ye yazık olacak,halkımıza demiyorum zira o eninde sonunda kendi yolunu bulacaktır.
Sevgiyle
20 Temmuz 2010 Salı
SN BAŞBAKANA AÇIK MEKTUP
Sn.Başbakan Recep Tayyib Erdoğan,Değerli Ordu ili
Milletvekilleri,Ordu ili Muhterem Yerel yöneticileri ve Devlet erkanına AÇIK MEKTUP...
Geçtiğimiz hafta İsimsiz Kahramanlardan birisinin işleri hakkında görüş oluşturabilmek amacıyla Samsun üzerinden Orduya gittim Samsun üzerinden zira olur olmaz illerimize layık görülen hava alanı Orduda yoktu.! Yol boyu kafamda "neden yok"suali dönüp durdu,nasıl olurda Dünyanın en büyük fındık ihracatçısı,en büyük 500 özel şirket arasında 5 tane şirketi olan bu ilimizde hava alanı olmazdı.Şehirde yaptığım temaslarda kafam iyice karıştı zira 1967 yılından bugüne aralarında Sn.Başbakanımızında olduğu bütün siyasetçilerin bu konuda söz vermiş olduklarını öğrendim.Bu bilgiye birde tarihi 17-18 bin yıl önceye uzanan,60 km kumsala birbirinden güzel yaylara bütün şehri ayaklarının altına alan bir tepeye sahip Avrupadaki sayılı şehirlerden biri olma ayrıca 4 mevsim kayak yapabilme gibi bilgiler eklenince o karışık kafam tam bir lahmacuna döndü.!
Kafamı bu hale getiren sualin cevabını Samsundan İstanbula dönüş için uçakta yerime oturunca buldum. Ordulu vatandaşlarımız "AYKIRI" idi nedenmi.? Bir kaç örnek hemen aklıma geliverdi ; Mesudiye öz yönetim ve köy kent uygulaması,Anadoluda ilk tiyatroya sahip olma,Fatsa neredeyse bağımsızlığını ilan edecek kadar komünist bir belediyecilik uygulaması,karadeniz otoyoluna sivil inisiyatif koyarak sahil bandını kurtaran eylemciler,eh be kardeşim bu kadar "AYKIRI"olursanız hava alanı yerine bol bol vaat alırsınız..!
Sevgili Ordulular gelin bir aykırılık daha yapın hiç bir siyasi partiye oy vermeyin ve sandıkta oy pusulasının üzerine "HAVA ALANI" yazın,hatta bir aykırılık daha yapın tek bir bağımsız milletvekili seçin ben talibim,hep beraber 47 yıldır yapılmayan hava alanını 1 yılda Devlete veya Özel Sektöre yaptıralım,nasılmı becereceğiz çok kolay ne zaman derseniz o gün Ankarada açlık grevine başlayacağım hadi canım sende demeyin GANDİ bizdeki çakması değil gerçeği bu yolla sağlığında Hindistanda iç savaşı durdurdu,sivil itaatsizlik kavramıyla üzerinde güneş batmayan Büyük Britanya İmparatorluğunu dize getirdi,siz peşime düşün ben bu işi çözeyim ….
Sevgiyle
Milletvekilleri,Ordu ili Muhterem Yerel yöneticileri ve Devlet erkanına AÇIK MEKTUP...
Geçtiğimiz hafta İsimsiz Kahramanlardan birisinin işleri hakkında görüş oluşturabilmek amacıyla Samsun üzerinden Orduya gittim Samsun üzerinden zira olur olmaz illerimize layık görülen hava alanı Orduda yoktu.! Yol boyu kafamda "neden yok"suali dönüp durdu,nasıl olurda Dünyanın en büyük fındık ihracatçısı,en büyük 500 özel şirket arasında 5 tane şirketi olan bu ilimizde hava alanı olmazdı.Şehirde yaptığım temaslarda kafam iyice karıştı zira 1967 yılından bugüne aralarında Sn.Başbakanımızında olduğu bütün siyasetçilerin bu konuda söz vermiş olduklarını öğrendim.Bu bilgiye birde tarihi 17-18 bin yıl önceye uzanan,60 km kumsala birbirinden güzel yaylara bütün şehri ayaklarının altına alan bir tepeye sahip Avrupadaki sayılı şehirlerden biri olma ayrıca 4 mevsim kayak yapabilme gibi bilgiler eklenince o karışık kafam tam bir lahmacuna döndü.!
Kafamı bu hale getiren sualin cevabını Samsundan İstanbula dönüş için uçakta yerime oturunca buldum. Ordulu vatandaşlarımız "AYKIRI" idi nedenmi.? Bir kaç örnek hemen aklıma geliverdi ; Mesudiye öz yönetim ve köy kent uygulaması,Anadoluda ilk tiyatroya sahip olma,Fatsa neredeyse bağımsızlığını ilan edecek kadar komünist bir belediyecilik uygulaması,karadeniz otoyoluna sivil inisiyatif koyarak sahil bandını kurtaran eylemciler,eh be kardeşim bu kadar "AYKIRI"olursanız hava alanı yerine bol bol vaat alırsınız..!
Sevgili Ordulular gelin bir aykırılık daha yapın hiç bir siyasi partiye oy vermeyin ve sandıkta oy pusulasının üzerine "HAVA ALANI" yazın,hatta bir aykırılık daha yapın tek bir bağımsız milletvekili seçin ben talibim,hep beraber 47 yıldır yapılmayan hava alanını 1 yılda Devlete veya Özel Sektöre yaptıralım,nasılmı becereceğiz çok kolay ne zaman derseniz o gün Ankarada açlık grevine başlayacağım hadi canım sende demeyin GANDİ bizdeki çakması değil gerçeği bu yolla sağlığında Hindistanda iç savaşı durdurdu,sivil itaatsizlik kavramıyla üzerinde güneş batmayan Büyük Britanya İmparatorluğunu dize getirdi,siz peşime düşün ben bu işi çözeyim ….
Sevgiyle
11 Temmuz 2010 Pazar
“ ESKİ TÜFEK” Sn.ETEM SANCAK a AÇIK MEKTUP
Sn. Etem Sancak,11 Temmuz Pazar günü Hürriyet gazetesinde Sn.Vahap Munyarın Kelkit,Doğan Organik Süt Ürünleri genel müdürü İlhan Başaran ile yaptığı röpörtaj sırasında size ne zaman rastlasa "Aydın Doğana yanlış yatırım yaptırdılar" dediğinizi yazıyor.
Sn Sancak o projenin sahibi ve Aydın Doğana o yatırımı yaptıran kişi olarak diyorumki oradaki vizyonu anlamak için sizin gibi "Opportunist"değil benim gibi”Vizyoner”olmak gerekir.Siz Aydın beye dedikodu yapacağınıza kendinize ATA çiftliğinde,beceremeyip yabancı fona devrettiğiniz Hastahane yatırımlarında nerede yanlış yaptım diye sorun,Aydın beyde sizin gibi opportunistleri dinlemekten ve yanında bulundurmaktan vazgeçsin ki eski Tl ile katrilyonlara vuran sorunlarla karşılaşmasın.
Sn. Sancak söz konusu projenin vizyonu "Kelkit vadisinde,köylü vatandaşı iş sahibi yaparken organik sütü işleyerek katma değerli ürünler ( bebek maması,bebek sütü..vb) elde etmektir."umarım Aydın Doğan ve takımı projenin bu gerçek vizyonuna sahip çıkar ve realize eder hem kendisi çok para kazanır hemde köylüsü.
Sn. Sancak o projedeki iş modelini iyi inceleyin ve kopya ederek kendi doğduğunuz topraklara yatırım yapınız ki sizde örnek teşkil edesiniz.
Sevgiyle
27 Haziran 2010 Pazar
TÜRKİYE'nin 11 EYLÜL'üne NE OLDU?
Şu Mavi Marmara'nın başına gelenlerden sonra Sn. Dış İşleri Bakanımız ABD'den seslendi: "Bu olay Türkiye'nin 11 Eylülüdür".
Ülkenin hemen hemen her yerinde gösteriler, yürüyüşler birbirini kovaladı Sn. Başbakan partisinin grup toplantısında esti gürledi Sn. Arınç'ın gözleri doldu vb..
Bir şeyler oldu da ben mi kaçırdım yoksa hiçbir şey olmadı mı? az daha unutuyordum İran, İsrail savaş sebebi sayarız deyince yola çıkardığı yardım gemisine çark ettirdi.Hamas kontrol limanı olarak Güney Kıbrıs'ı tercih etti, ara bulucu olarak ise Mısır'ı, İsrail ise Sn.Tony Blair'i davasını anlatmak üzere kiraladı.
Sn. Başbakanımız ise G-20 toplantısında bir araya geldiği ABD Başkanı Obama'ya İsrail'in Türkiye den özür dilesin tezini söylemeyi unuttuverdi...!
Gerçekten ne oldu bizim 11 Eylül'e?
Sevgiyle
Ülkenin hemen hemen her yerinde gösteriler, yürüyüşler birbirini kovaladı Sn. Başbakan partisinin grup toplantısında esti gürledi Sn. Arınç'ın gözleri doldu vb..
Bir şeyler oldu da ben mi kaçırdım yoksa hiçbir şey olmadı mı? az daha unutuyordum İran, İsrail savaş sebebi sayarız deyince yola çıkardığı yardım gemisine çark ettirdi.Hamas kontrol limanı olarak Güney Kıbrıs'ı tercih etti, ara bulucu olarak ise Mısır'ı, İsrail ise Sn.Tony Blair'i davasını anlatmak üzere kiraladı.
Sn. Başbakanımız ise G-20 toplantısında bir araya geldiği ABD Başkanı Obama'ya İsrail'in Türkiye den özür dilesin tezini söylemeyi unuttuverdi...!
Gerçekten ne oldu bizim 11 Eylül'e?
Sevgiyle
ÖZÜR BORÇLUSUNUZ…
Sn. Mehmet Ali Şahin ve Sn.Recep Tayyip Erdoğan; Türk Silahlı Kuvvetleri'ne karşı bir özür borçlusunuz. PKK'nın son karakol baskınından sonra her ikiniz de Genel Kurmay Başkanından hesap sordunuz. Bizim bilmediğimiz bir cevapmı aldınız? Yoksa Sn.Recep Tayyip Erdoğan, siperlere gidince gerçeği mi fark ettiniz? Evet Sn. Meclis Başkanımız ve Sn.Başbakanımız yüksek sesle bir özür dileyin de büyüklüğünüzü anlayalım.
Sevgiyle
Sevgiyle
BÜYÜK BİR MİTİNG YAPALIM!
Sn.Cumhurbaşkanı STK'ların başkanlarıyla bir araya gelmiş ve teröre re karşı ne yapalım diye tartışmışlar.Ortaya çıkan sonuçlardan biri "Büyük bir miting" yapalım; bir diğeri "Arama konferansı" yapalım.
Beyler ben kafayı yedimde farkındamı değilim, yoksa bunların hepsini toplasan bir incir çekirdeği etmiyor mu? Eski cumhurbaşkanlarımızdan Sn. Süleyman Demirel'in öğrenci gösteri ve yürüyüşlerine karşı bir sözü var: "Yollar yürümekle aşınmaz".
Yapın kardeşim yapın mitingde, arama konferansıda yapın ama önce biraz tarih okuyun. Birinci Meclis tutanaklarına bir göz atın, sonra Mustafa Kemal'in Kürt meselesine yaklaşımını bir irdeleyin ondan sonra ne isterseniz yapın...
Sevgiyle
Beyler ben kafayı yedimde farkındamı değilim, yoksa bunların hepsini toplasan bir incir çekirdeği etmiyor mu? Eski cumhurbaşkanlarımızdan Sn. Süleyman Demirel'in öğrenci gösteri ve yürüyüşlerine karşı bir sözü var: "Yollar yürümekle aşınmaz".
Yapın kardeşim yapın mitingde, arama konferansıda yapın ama önce biraz tarih okuyun. Birinci Meclis tutanaklarına bir göz atın, sonra Mustafa Kemal'in Kürt meselesine yaklaşımını bir irdeleyin ondan sonra ne isterseniz yapın...
Sevgiyle
26 Haziran 2010 Cumartesi
KEMAL KILIÇDAROĞLU'na AÇIK MEKTUP - 3
Geçtiğimiz günlerde, 26 Haziran günü partisinin kuruluşunu ilan etmesi beklenen Sn. Mustafa Sarıgül birden frene bastı ve "Cumhuriyet Halk Partisi'ne ve yeni genel başkanına bir fırsat tanımak istiyoruz" dedi. Bunun üzerine medya mensupları size bu gelişme karşısındaki görüşünüzü sordular ve siz muzaffer bir kumandan edasıyla ve dudaklarınızda beliren müstehzi bir tebessüm ile "bize akseden bir durum yok olursa oturur değerlendiririz" dediniz.
Sn.Kılıçdaroğlu; acaba kendi kendinize sordunuz mu zaman zaman hırsı aklına galebe çalan Sn. Sarıgül neden böyle bir karar aldı diye? Ben defalarca sordum ve her seferinde aynı cevaba ulaştım. Sn. Sarıgül size yüklenen misyonu başaramayacağınızı gördü. Haksız mı? Bence işaretler pek de haksız olmadığını gösteriyor. Sanmayın ki CHP'nin eksiği yurt içi gezileriydi siz maşallah büyük bir enerjiyle oradan oraya koşuyor ve bu koşuşturmalarla halkla bütünleştiğinizi varsayıyorsunuz!
Sn.Kılıçdaroğlu; elbette halkla buluşmalısınız ama eliniz kolunuz dolu olarak. Doğrusu ben hiçbir konuda ne bir söyleminizi okudum ne de dinledim. Varsayalım ki iktidar oldunuz ilk 100 gün, ikinci 100 gün neler yapacaksınız? Sakın ola soyut şeyler söylemeyin, zira herkesin karnı yeterince tok! Size bir soru: Elinizde şöyle bir çalışma var mı; AKP iktidar olduğundan beri somut olarak neler yapmış? Mesela kaç km yol, kaç toplu konut,kaç baraj yapmış; Milli Eğitim'e, Emniyet'e kaç kişi yerleştirmiş vs. Ben olduğunu sanmıyorum. Peki ya AKP örgütü nasıl çalışıyor bunun bir algoritmasını çıkardınız mı? yine sanmıyorum.
Sn Kılıçdaroğlu, yarından tezi yok yukarıdakilerin hepsini yapın.Bu arada sanmayın ki Sn. Sarıgül kapınızı çalacak. Hayır dışarıda bekleyecek neyi mi? Anayasa referandumunu, ve o zaman "Evet"in faturası size kesilecek, Sn. Sarıgül ertesi gün partiyi kuracak işte o zaman da "manşetle gelen manşetle gider" sandalyesine oturacaksınız. Bu arada Sn.Baykal da oyuncağını sizden geri alacak.
Sevgiyle
Sn.Kılıçdaroğlu; acaba kendi kendinize sordunuz mu zaman zaman hırsı aklına galebe çalan Sn. Sarıgül neden böyle bir karar aldı diye? Ben defalarca sordum ve her seferinde aynı cevaba ulaştım. Sn. Sarıgül size yüklenen misyonu başaramayacağınızı gördü. Haksız mı? Bence işaretler pek de haksız olmadığını gösteriyor. Sanmayın ki CHP'nin eksiği yurt içi gezileriydi siz maşallah büyük bir enerjiyle oradan oraya koşuyor ve bu koşuşturmalarla halkla bütünleştiğinizi varsayıyorsunuz!
Sn.Kılıçdaroğlu; elbette halkla buluşmalısınız ama eliniz kolunuz dolu olarak. Doğrusu ben hiçbir konuda ne bir söyleminizi okudum ne de dinledim. Varsayalım ki iktidar oldunuz ilk 100 gün, ikinci 100 gün neler yapacaksınız? Sakın ola soyut şeyler söylemeyin, zira herkesin karnı yeterince tok! Size bir soru: Elinizde şöyle bir çalışma var mı; AKP iktidar olduğundan beri somut olarak neler yapmış? Mesela kaç km yol, kaç toplu konut,kaç baraj yapmış; Milli Eğitim'e, Emniyet'e kaç kişi yerleştirmiş vs. Ben olduğunu sanmıyorum. Peki ya AKP örgütü nasıl çalışıyor bunun bir algoritmasını çıkardınız mı? yine sanmıyorum.
Sn Kılıçdaroğlu, yarından tezi yok yukarıdakilerin hepsini yapın.Bu arada sanmayın ki Sn. Sarıgül kapınızı çalacak. Hayır dışarıda bekleyecek neyi mi? Anayasa referandumunu, ve o zaman "Evet"in faturası size kesilecek, Sn. Sarıgül ertesi gün partiyi kuracak işte o zaman da "manşetle gelen manşetle gider" sandalyesine oturacaksınız. Bu arada Sn.Baykal da oyuncağını sizden geri alacak.
Sevgiyle
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)