Bu Blogda Ara
4 Ocak 2011 Salı
KÖRLER VE SAĞIRLAR…
Milli Güvenlik Kurulu ; Tek Devlet,Tek Millet,Tek Bayrak,Resmi Dil Türkçe…
Sn.Cumhurbaşkanı ; Resmi Dil Türkçe diğerleri bizim zenginliklerimiz…
Selahattin Demirtaş ; Demokratik özerklik,iki dil ancak bizim söylediklerimiz çarpıtılıyor…
Diyarbakır hava alanı çıkışı Sn.Cumhurbaşkanın ziyareti ; Türkçe ve Kürtçe “Hoşgeldiniz”pankartı…
Devlet Bahçeli ; Sn. Cumhurbaşkanının Diyarbakır ziyareti Milli Güvenlik Kurulu kararını boşa çıkartmıştır…
Cumhurbaşkanlığı ; Sn. Cumhurbaşkanımızın Diyarbakır ziyareti sırasında iki dil uygulaması olmamıştır…
Hüseyin Çelik ; Hükümete rağmen Milli Güvenlik Kurulu karar alamaz…
Selahattin Demirtaş ; Milli Güvenlik Kurulu ülkeyi bölmek istesede biz böldürtmeyiz…
Osman Baydemir ; Sn.Cumhurbaşkanına sözlük hediye ederken güzel Türkçemiz ve güzel Kürtçemiz.
Hasip Kaplan ; İki dil konusunda bu isyan ise evet baş kaldırıyoruz…
Selahattin Demirtaş ; Türkçe resmi dil değilmi dedik….
Sn.Başbakan ; Dün ne dediysem bugünde aynısını söylüyorum “ Tek Devlet,Tek Millet,Tek Bayrak,Resmi dil Türkçe”….
Sn.Kılıçdaroğlu ; Etnik kimlik ve Din üzerinden siyaset yapmam…
TBMM Başkanı ; Sn.vekillerin bir daha kürsüde Kürtçe konuşmayacaklarını bekliyorum,BDP milletvekillerinin ziyaretinden sonra…
Sevgiyle
23 Ekim 2010 Cumartesi
TÜRBAN…..
BİTMEYEN SENFONİ….
Eminim ki benim gibi bir çok insan neden hala bitmiyor bu tartışma oysa gündemimizde çok önemli konular var diye düşünüyor ve hatta sıkılıyor.
Bitmez zira AKP dahil tüm siyaset,yargı,medya ondan besleniyor,kim ister besin kaynağı elinden alınsın..!
Çözüm mü arıyorsunuz işte size bir çözüm önerisi ;
1-Türkün özüne dönün kadını yasalarda değil yaşamda erkek ile eşit hale getirin,Türkün özü diye başladım zira bütün Türk topluluklarında kadın erkek ile eşit muamele görmüştür,biraz tarihin derinliklerine inen bunu görür.Yaşamda eşit hale gelen kadın baskıyı kabul etmez ve kendi kararını özgür iradesiyle kendi verir.
2- Bu özgür iradenin tecelli edebilmesi için iki gerek şart bir de yeter şart vardır.
Gerek Şartlar ;
- Reşit olması yani 18 yaşını doldurmuş olması
- Ekonomik yaşamda yerini alması
Yeter Şart ;
- Eğitim
3- Yeter şarttan başlayıp bu ülkede eğitilmemiş kadın bırakmayacağız ve bunu da sadece devlete bırakmayacağız,sivil toplum eğitim seferberliği başlatacaktır.
Eğitim Gönüllüleri “eğitim park”ların ülkenin en ücra köşesine götürecek,Meslek Parkları kurulacak ve meslek sahibi olmayan kadın kalmayacaktır,Sabancı Müzesini NewYork,Paris ten önce bu ülkenin her köşesine götürecektir.
4- İmam Hatip liseleri alternatif eğitim aracı olmaktan çıkarılıp özüne döndürülecek ve İmamlar için Yüksek öğretim şartı getirilecektir.
5- Kızlarını okula göndermeyen aileler için Devlet yükümlülüğünü yerine getirecek yani onları koruma altına alıp okumalarını sağlayacaktır.
6- Yüksek Öğretim başı kapalı öğrencilere serbest hale getirilecektir.
7- Kamusal Alan anlayışı terk edilecek üniforma zorunluluğu olmayan her türlü kamu hizmetinde başı kapalı kadınlar görev alabileceklerdir.
8- 18 yaşına gelen her kadın kapanma yada kapanmama kararını kendi verecektir.
9- Diyanet İşleri Özerk bir kurum haline dönüştürülecektir.
10- Alevi vatandaşlarımız için Diyanet İşleri bünyesinde ayrı bir kurum oluşturulacak ve Cem Evlerine ibadethane statüsü verilecektir.
Tüsiad,Müsiad,İş Adamlarımızın kurdukları vakıflar,Sendikalar,Medya,Gençler….vb alın bu oyuncağı siyasetçilerin elinden…
Sevgiyle
20 Eylül 2010 Pazartesi
TARİHE GEÇEN BAZI GAFLAR….
1- Vlademir Putin,İsrail eski başbakanı Olmertin Moskovayı ziyareti sırasında “ Cumhurbaşkanınız Moşe Katsavinşin on kadına tecavüz etmesine imreniyoruz”
2- Silvio Berlesconi 2005 yılı Avrupa Birliği Gıda Zirvesinin İtalya da yapılmasını sağlamanın sırrı olarak "Bir sonuç almak istiyorsanız eldeki tüm silahları kullanacaksınız "der ve ilave eder "Ben o dönem Avrupa Birliği Dönem Başkanı olan Finlandiyanın Cumhurbaşkanı güzel hanımefendi Tarja Halonon karşısında playboyluk yaptım"…
3- Anavatan Partisi eski Genel Başkanlarından Nesrin Nas bir İzmir seyahati sırasında tüp gazdaki ÖTV ve KDV oranlarının düşürülmesi için eylem yapan ve bu eylem çerçevesinde Atatürk anıtına çelenk koyan tüpçüleri görünce "9 Mart tüpçüler gününü kutluyorum"
4- Eski Başbakanlarımızdan Tansu Çiller Diyarbakırlılara hitaben "Diyarbakırı Doğu Blokunun incisi yapacağım " Trabzonlulara hitaben "Sevgili Samsunlular,Trabzonu Akdenizin incisi yapacağım"
5- Şimdiki Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan "Askerlik yan gelip yatma yeri değildir"
6- Eski Cumhurbaşkanlarımızdan Süleyman Demirel kendisine yöneltilen bir soru üzerine "Türkiyede petrol vardıda tankerlere hortum bağlayıp bizmi içtik"
7- Cumhuriyet Halk Partisi eski Genel Başkanlarından Deniz Baykal bir Amasya ziyareti sırasında "Sevgili Amasyalılar Amasyanın kurtuluşunun 88.yılı kutlu olsun" Amasya hiç işgal edilmemiştir.
Sevgiyle
Kaynak ; Gökçen Tanrıveroğlu
20 Ağustos 2010 Cuma
VESAYET KALKIYOR;ÜSTÜNLERİN HUKUKU BİTİYOR;HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ BAŞLIYOR…..
Bunlar 12 Eylül de oylayacağımız Anayasa değişikliklerinin Sn.Başbakan Recep Tayyib Erdoğana göre temel dayanakları.
Öylemi acaba….?
1- Kanun önünde eşitlik (Anayasa Madde 10)
……. bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz.
Yani AKP eşitlik adına istediği yasayı çıkarır birileri bunu Anayasaya aykırı sayamaz.
Vasimiz AKP….!
2-Özel Hayatın Gizliliği ve Korunması (Anayasa Madde 20)
….Herkes kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunması hakkına sahiptir….bu konuda esas ve usuller kanunla düzenlenir.
Şu durdukça laf-ı güzaf;
”Yetkili mercinin yazılı emri olmadıkça kimsenin üstü,özel kağıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz.Yetkili mercinin kararı 24 saat içinde görevli hakimin onayına sunulur…..”
Bana yarım saat verin ıcığınızı,cıcığınızı,olanı,olmayanı bir kaç klasör haline getirivereyim bugün Ergenekonculara yaptıkları gibi…!
3-Sözleşme ve Seyahat Hürriyeti (Anayasa Madde 23)
Vatandaşlık ödevlerini yerine getirmeyen,…. vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti “Hakim kararı(yetkili merci yerine)ile kısıtlanabilir.
Kömür,Beyaz Eşya vb.yardımlar Anayasaya giremedi ama Vergi Yüzsüzleri giriyor…!
4-Ailenin Korunması (Anayasa Madde 41)
Başlığa ve Çocuk Hakları ilave edilmiş ve bir kaç satır bu hakların ne olduğu..
“Hepimiz Çocuğuz ya..!”
5-Toplu İş Sözleşmesi Hakkı (Anayasa Madde 53)
Başlık “Toplu İş Sözleşmesi ve Toplu Sözleşme Hakkı”olarak değiştirilmiş;
”Aynı zamanda ve aynı iş kolunda birden fazla sendikaya üye olunamaz” hükmü kaldırılmış yani SARI SENDİKANIN önü açılmış..!
Memurlar ve diğer kamu görevlileri “Toplu sözleşme(görüşme yerine)hakkına sahiptir. Çok güzel uyuşamadılar ne olacak GREV yok canım o da nereden çıktı.Esasları kanunla tespit edilecek Uzlaştırma Kurulu karar verecek ve bu karar kesin olup yargı yolu da kapalıdır.
Yerseniz memur kardeşlerim…!
6-Dilekçe Hakkı (Anayasa Madde 74)
Başlık “Dilekçe,Bilgi Edinmek ve Kamu Denetçisine Başvurma Hakkı” olarak değiştirilmiş,bugün bu hakkımız zaten var ve cevap merci Türkiye Büyük Millet Meclisi yani milletin meclisi..!!Bundan sonra kim cevap verecek .?AKP nin seçeceği “Kamu Denetçisi”
Doğru valla koskoca milletin meclisinin işi gücü yok da milletin dilekçesini cevaplayacak..!!!
7-Milletvekilliğinin Düşmesi(Anayasa Madde 84)
…”Partisinin kapatılmasına sebep olan milletvekillerinin milletvekilliği devam eder”
O koltuklar çok güzel ve rahat olmalı baksana partini kapattırsan bile milletvekilliğine devam…!
8-Başkanlık Divanı (Anayasa Madde 94)
….. ikinci devre için seçilenlerin görev süresi yasama yılının(3 yıl yerine) sonuna kadardır.
9-Yargı Yolu (Anayasa Madde 125)
…..”Yüksek Askeri Şuranın Silahlı Kuvvetlerden her türlü ilişki kesme kararlarına yargı yolu açıktır”
Subay,Astsubay kardeşlerim her haltı yiyebilirsiniz hatta meczup olabilirsiniz ve hemcinsinizle evlilik bile yapabilirsiniz korkmayın atılırım diye,yargıya gidiverirsiniz.
10-Kamu Hizmeti Görevlileriyle İlgili Hükümler (Anayasa Madde 128)
Memur kardeşlerim hani Toplu Sözleşme Hakkı verdik ya işte oradaki haklarınız saklıdır diyorlar.
11-Görev ve Sorumlulukları,Disiplin Kovuşturmasında Güvence (Anayasa Madde 129)
Memur kardeşlerim bundan sonra içiniz serin ve gönlünüz rahat olsun neden mi.? Sabah işe geç kaldınız sicil amiriniz size uyarı cezası verdi yargıya başvurabilirsiniz..!
12-Hakim ve Savcıların Denetimi (Anayasa Madde 144)
Korkmayın canım sadece başlık değişti ne oldu”Adalet Hizmetlerinin Denetimi”
13-Askeri Yargı(Anayasa Madde 145)
Asker olmayan kişiler askeri suçlardan ve askeri mahallerdeki suçlardan ötürü askeri mahkemede yargılanamazlar.
Asker olan kişiler Devlete karşı suç işlerlerse sivil mahkemede yargılanırlar.
Peki bugün Balyozcular,İnternet Andıçları vb. nerede yargılanıyorlar,sivil mahkemelerde.Hoppala birileri bu muhteremleri orada yargılamakla Anayasa suçumu işliyorlar.?
14-Anayasa Mahkemesi (Madde 146)
Özet Anayasa Mahkemesini Hükümet ve Cumhurbaşkanı seçer yani AKP ve Sn.Gül..
15-Üyeliğin sona ermesi (Anayasa Mahkemesi,Anayasa Madde 147)
…12 yıl için seçilirler vay be süreli iş garantisi..!!
16-Görev ve Yetkileri (Anayasa Mahkemesi,Anayasa Madde 148)
“Yüce Divan” hani Başbakanların,bakanların yargılandıkları merci,ne karar alırsan al son karar Genel Kurulundur bu organ henüz yokta referandum sonrası kurulacak.Bizim bilmediğimiz Yüce Divanlık durumlarımı var acep.
17-Çalışma ve Yargılama Usulleri (Anayasa Mahkemesi,Anayasa Madde 149)
Bu Anayasa Mahkemesinin bir çalışma düzeni ve organizasyonu yok 3 Daire 1 Genel Kurul oluşturalım ve şu Siyasi Parti kapatmaya ve Yüce Divan konularındaki görev ve yetkiyi Genel Kurula verelim.
Neden olmasın…!
18-Askeri Yargıtay (Anayasa Madde 156)
oluşumunda “askerlik hizmetlerinin gerekleri dikkate alınmaz.”
Neden olmasın…!!!
19-Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu(Anayasa Madde 159)
-Kurul Başkanı Adalet Bakanıdır
-Kurulun Yönetimi ve Temsili Adalet Bakanına aittir
-Adalet Bakanlığı Müsteşarı kurulun tabii üyesidir
-Genel Sekreteri Adalet Bakanı seçer(Bu makam yok ama referandum sonrası oluşturulacak)
İşte Üstünlerin Hukukundan Hukukun Üstünlüğüne geçtiğimizin apaçık bir göstergesi,öyle değilmi yoksa..!!
20- 12 Eylülü Yargılamak (Anayasa geçici Madde 15)
Bu maddeyi yürürlükten kaldırdık “Darbecileri yargılayacağız” o kadarla kalır mı o dönem hükümet etmişlerde var mesela merhum Cumhurbaşkanlarımızdan Turgut Özal…!!!!!!
Haftalardır üzerinde fırtınalar kopan,
"VESAYET ANAYASASI GİDİYOR,ÜSTÜNLERİN HUKUKU BİTİYOR HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ BAŞLIYOR" YUKARIDA YAZILANLARDIR.
DEĞİŞİKLİK METİNLERİ AKP WEB SİTESİNDEN ALINMIŞTIR.
Söyleyecek tek bir söz var “Hadi Canım Sizde”
Sevgiyle
10 Ağustos 2010 Salı
Sn.KEMAL KILIÇDAROĞLUNA AÇIK MEKTUP-4
Sn.Kılıçdaroğlu,bu kez mektubuma bir anektodla başlamak istiyorum.Anavatan Partisine ,Demokrat Partinin ve Adalet Partisinin gerçek devamı niteliğinde bir alternatif aranıyor,aklıevveller son derece başarılı bir iş adamı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine Başkanlığı döneminde yepyeni bir soluk kazandırmış Sn.Mehmet Yazarı ikna ediyorlar ve Hür Demokrat Parti kuruluyor az biraz çevresindeyim nereye gitse,kiminle karşılaşsa herkes "Sn.Başbakanım"diye hitap ediyor neredeyse Sn.Yazarda öyle olduğuna inanmaya başladı sonra ne mi oldu? Hür Demokrat Partisi kapandı,Sn.Yazar Doğru Yol Partisine katıldı Başbakan olamadı ama Bakanlık yaptı.
Sizi Genel Başkan olduğunuzdan beri izliyorum ve benzer aklıevvelleri çevrenizde görüyorum daha da ötesinde Sn.Başbakanın bilinçsizce verdiği "Memur Kemal" pasını değerlendiremediğiniz gibi Sosyal Sigorta Kurumuna ilişkin pasıda kendi kalenize gol yapma becerisini gösterdiniz,nasılmı Sn.Başbakanla bu konuyu TV da tartışabileceğinizi söylemekle.
Sn Kılıçdaroğlu Başbakanla TV da tartışacak hiç mi mesele yokda bunu dile getirdiniz.Anayasa var,Sınır Birliği var,Türkiyenin 11 Eylülü var,var oğlu var…
YAŞ krizinin çözülmüş olmasına olan memnuniyetinizi belirttiniz,Sn.Kılıçdaroğlu kendinize hiç sordunuz mu 8 yıldır iktidar olan AKP nin aklına şimdimi geldi Sivil Otorite ve yasaların verdiği yetki. Söylemleriniz öyle gösteriyorki ne siz nede kurmaylarınız Sn.Başbakanı çözememişsiniz.YAŞ krizi diye Sn.Erdoğan referandum öncesi sahneye güzel bir oyun koymuştur ve "Delikanlı"rolünüde kendine biçmiş vede iyi oynamıştır halkımız “Delikanlı”insanı sever ayrıca mazlumuda sever "kefen"muhhabbetindede mazlumu oynamaktadır.
Sn.Kılıçdaroğlu size acilen stratejist,imaj oluşturucusu vb danışmanlar lazım anlaşılan oki bunlar çevrenizde yok..!
Neden Hindistan Büyükelçisi gerçektende Gandiye benziyormuşsunuz deyince mutlu oluyorsunuz oysa size yakışan "Memur Kemal,Atom Karınca Kemal" vb.olmaktır o zaman toplumun tüm kesimleri sizi bağrına basar,bunu bir düşünün aksi halde CHP ye yazık olacak,halkımıza demiyorum zira o eninde sonunda kendi yolunu bulacaktır.
Sevgiyle
20 Temmuz 2010 Salı
SN BAŞBAKANA AÇIK MEKTUP
Sn.Başbakan Recep Tayyib Erdoğan,Değerli Ordu ili
Milletvekilleri,Ordu ili Muhterem Yerel yöneticileri ve Devlet erkanına AÇIK MEKTUP...
Geçtiğimiz hafta İsimsiz Kahramanlardan birisinin işleri hakkında görüş oluşturabilmek amacıyla Samsun üzerinden Orduya gittim Samsun üzerinden zira olur olmaz illerimize layık görülen hava alanı Orduda yoktu.! Yol boyu kafamda "neden yok"suali dönüp durdu,nasıl olurda Dünyanın en büyük fındık ihracatçısı,en büyük 500 özel şirket arasında 5 tane şirketi olan bu ilimizde hava alanı olmazdı.Şehirde yaptığım temaslarda kafam iyice karıştı zira 1967 yılından bugüne aralarında Sn.Başbakanımızında olduğu bütün siyasetçilerin bu konuda söz vermiş olduklarını öğrendim.Bu bilgiye birde tarihi 17-18 bin yıl önceye uzanan,60 km kumsala birbirinden güzel yaylara bütün şehri ayaklarının altına alan bir tepeye sahip Avrupadaki sayılı şehirlerden biri olma ayrıca 4 mevsim kayak yapabilme gibi bilgiler eklenince o karışık kafam tam bir lahmacuna döndü.!
Kafamı bu hale getiren sualin cevabını Samsundan İstanbula dönüş için uçakta yerime oturunca buldum. Ordulu vatandaşlarımız "AYKIRI" idi nedenmi.? Bir kaç örnek hemen aklıma geliverdi ; Mesudiye öz yönetim ve köy kent uygulaması,Anadoluda ilk tiyatroya sahip olma,Fatsa neredeyse bağımsızlığını ilan edecek kadar komünist bir belediyecilik uygulaması,karadeniz otoyoluna sivil inisiyatif koyarak sahil bandını kurtaran eylemciler,eh be kardeşim bu kadar "AYKIRI"olursanız hava alanı yerine bol bol vaat alırsınız..!
Sevgili Ordulular gelin bir aykırılık daha yapın hiç bir siyasi partiye oy vermeyin ve sandıkta oy pusulasının üzerine "HAVA ALANI" yazın,hatta bir aykırılık daha yapın tek bir bağımsız milletvekili seçin ben talibim,hep beraber 47 yıldır yapılmayan hava alanını 1 yılda Devlete veya Özel Sektöre yaptıralım,nasılmı becereceğiz çok kolay ne zaman derseniz o gün Ankarada açlık grevine başlayacağım hadi canım sende demeyin GANDİ bizdeki çakması değil gerçeği bu yolla sağlığında Hindistanda iç savaşı durdurdu,sivil itaatsizlik kavramıyla üzerinde güneş batmayan Büyük Britanya İmparatorluğunu dize getirdi,siz peşime düşün ben bu işi çözeyim ….
Sevgiyle
Milletvekilleri,Ordu ili Muhterem Yerel yöneticileri ve Devlet erkanına AÇIK MEKTUP...
Geçtiğimiz hafta İsimsiz Kahramanlardan birisinin işleri hakkında görüş oluşturabilmek amacıyla Samsun üzerinden Orduya gittim Samsun üzerinden zira olur olmaz illerimize layık görülen hava alanı Orduda yoktu.! Yol boyu kafamda "neden yok"suali dönüp durdu,nasıl olurda Dünyanın en büyük fındık ihracatçısı,en büyük 500 özel şirket arasında 5 tane şirketi olan bu ilimizde hava alanı olmazdı.Şehirde yaptığım temaslarda kafam iyice karıştı zira 1967 yılından bugüne aralarında Sn.Başbakanımızında olduğu bütün siyasetçilerin bu konuda söz vermiş olduklarını öğrendim.Bu bilgiye birde tarihi 17-18 bin yıl önceye uzanan,60 km kumsala birbirinden güzel yaylara bütün şehri ayaklarının altına alan bir tepeye sahip Avrupadaki sayılı şehirlerden biri olma ayrıca 4 mevsim kayak yapabilme gibi bilgiler eklenince o karışık kafam tam bir lahmacuna döndü.!
Kafamı bu hale getiren sualin cevabını Samsundan İstanbula dönüş için uçakta yerime oturunca buldum. Ordulu vatandaşlarımız "AYKIRI" idi nedenmi.? Bir kaç örnek hemen aklıma geliverdi ; Mesudiye öz yönetim ve köy kent uygulaması,Anadoluda ilk tiyatroya sahip olma,Fatsa neredeyse bağımsızlığını ilan edecek kadar komünist bir belediyecilik uygulaması,karadeniz otoyoluna sivil inisiyatif koyarak sahil bandını kurtaran eylemciler,eh be kardeşim bu kadar "AYKIRI"olursanız hava alanı yerine bol bol vaat alırsınız..!
Sevgili Ordulular gelin bir aykırılık daha yapın hiç bir siyasi partiye oy vermeyin ve sandıkta oy pusulasının üzerine "HAVA ALANI" yazın,hatta bir aykırılık daha yapın tek bir bağımsız milletvekili seçin ben talibim,hep beraber 47 yıldır yapılmayan hava alanını 1 yılda Devlete veya Özel Sektöre yaptıralım,nasılmı becereceğiz çok kolay ne zaman derseniz o gün Ankarada açlık grevine başlayacağım hadi canım sende demeyin GANDİ bizdeki çakması değil gerçeği bu yolla sağlığında Hindistanda iç savaşı durdurdu,sivil itaatsizlik kavramıyla üzerinde güneş batmayan Büyük Britanya İmparatorluğunu dize getirdi,siz peşime düşün ben bu işi çözeyim ….
Sevgiyle
11 Temmuz 2010 Pazar
“ ESKİ TÜFEK” Sn.ETEM SANCAK a AÇIK MEKTUP
Sn. Etem Sancak,11 Temmuz Pazar günü Hürriyet gazetesinde Sn.Vahap Munyarın Kelkit,Doğan Organik Süt Ürünleri genel müdürü İlhan Başaran ile yaptığı röpörtaj sırasında size ne zaman rastlasa "Aydın Doğana yanlış yatırım yaptırdılar" dediğinizi yazıyor.
Sn Sancak o projenin sahibi ve Aydın Doğana o yatırımı yaptıran kişi olarak diyorumki oradaki vizyonu anlamak için sizin gibi "Opportunist"değil benim gibi”Vizyoner”olmak gerekir.Siz Aydın beye dedikodu yapacağınıza kendinize ATA çiftliğinde,beceremeyip yabancı fona devrettiğiniz Hastahane yatırımlarında nerede yanlış yaptım diye sorun,Aydın beyde sizin gibi opportunistleri dinlemekten ve yanında bulundurmaktan vazgeçsin ki eski Tl ile katrilyonlara vuran sorunlarla karşılaşmasın.
Sn. Sancak söz konusu projenin vizyonu "Kelkit vadisinde,köylü vatandaşı iş sahibi yaparken organik sütü işleyerek katma değerli ürünler ( bebek maması,bebek sütü..vb) elde etmektir."umarım Aydın Doğan ve takımı projenin bu gerçek vizyonuna sahip çıkar ve realize eder hem kendisi çok para kazanır hemde köylüsü.
Sn. Sancak o projedeki iş modelini iyi inceleyin ve kopya ederek kendi doğduğunuz topraklara yatırım yapınız ki sizde örnek teşkil edesiniz.
Sevgiyle
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)