Bu Blogda Ara

17 Nisan 2010 Cumartesi

ÇOĞULCU DEMOKRASİ


Dün akşam uzunca sayılabilecek bir ayrılıktan sonra sevgili ülkeme döndüm,allahtan internet gibi bir harika şey varda gelişmeleri takip edebildim ve hatta multi media uygulamaları sayesinde cep telefonumdan haberleri canlı olarak izleme şansım oldu. 

Geçmişte bir iş seyahatine gittiğimde sekreterim her sabah günlük haberleri derler ve kaldığım otele faks olarak gönderirdi aman allahım dünya ne kadar hızlı değişmiş derken Sn.Cumhurbaşkanı Abdullah Gül beyefendinin "Çoğulcu demokrasilerde Anayasa ve Yasalar değişirken her zaman consensus(Uzlaşma) olmaz" dediğini televizyonda dinledim ve irkildim evet dünya çok hızlı değişmişti,Devletin ve Milletin bütünlüğünü temsil eden makamın şu anki sahibi dünyanın bu değişimine Demokrasiye yeni bir bakış açısı getirerek önemli bir katkıda bulunmuştu.

Peki o zaman ben niye irkilmiştim? cevabı gayet basit Demokratik ülkeler değişim adına bu katkıyı benimser diye irkildim zira bizde Demokrasi olmadığı için zaten mesele yok.!!!

Sevgiyle

3 Nisan 2010 Cumartesi

GELİN UZLAŞALIM

Sn.Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı bu yazıyı size bu sıfatınızla değil,AK Parti Genel Başkanı sıfatınızla kaleme aldım ve bu sıfatla ağzınızdan hiç düşürmediğiniz bir  millet kelimesi var ve bu eğer millet kelimesinden hareketle vardığınız Türkiye Büyük Millet Meclisinden sadece AK Partiyi anlamıyor ve demokrasiyi bir "Kontrol ve Denge" rejimi olarak anlıyor iseniz sade bir vatandaş ve milletin bir ferdi olarak sizinle uzlaşmaya hazırım.Benim uzlaşmamın ne önemi var dediğinizi duyar gibi oluyorum umarım yanılıyorumdur ama millete başvururuz dediğinize göre o zaman benim tek başıma olsamda çok önemim var.
Aşağıda benim uzlaşma metnimi bulacaksınız partiniz tarafından yazılmış ve TBMM Başkanlığına verilmiş metin esas alınmış ve bazı ekleme ve çıkartmalar yapılmıştır bunların dışında kalanlar taslakla aynıdır. Umarım danışmanlarınızdan biri okur ve size anlatır sizde dinlersiniz o zaman uzlaşabiliriz zira ben milletin makul bir ferdiyim.

Kanun Önünde Eşitlik.
Madde 10. Mezhepten sonra Kültürü ilave edelim.

Toplu İş Sözleşmesi Hakkı.
Madde 53. Memurlar ve diğer Kamu görevlileri toplu sözleşme ve grev hakkına sahiptirler şu kadarki grev süresi 21 iş gününü geçemez ve bu süre içinde "Uzlaştırma Kurulu" kararını verir.
Uzlaştırma Kurulunun teşkilinde Kamu Sendikalarından üye alınır.

Siyasi Partilerin Uyacakları Esaslar.
Madde 69.
Sayıştay bir denetim merci olup karar merci değildir ayrıca kendi hazırladığı bir raporu kabul etmesi her tür akla aykırıdır,o halde "Sayıştayın bu denetim sonunda vereceği kararlar kesindir" ibaresi çıkarılıp yerine " Türkiye Büyük Millet Meclisinin salt çoğunlukla vereceği karar kesindir" ibaresi girmelidir.
Siyasi Partilerin kapatılması,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının başvurusu üzerine Yargıtay Başkanlar Kurulunun üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ile vereceği izin üzerine açılacak dava sonucu Anayasa Mahkemesinde karara bağlanır.Anayasa Mahkemesinin kararı kesindir.
Reddedilen izin başvurusunda ileri sürülen nedenler Türkiye Büyük Millet Meclisinin içinde bulunduğu yasama dönemi sonuna kadar hiçbir şekilde yeni başvuruya konu olamaz.
Meclis çalışmalarındaki oy ve sözler,mecliste ileri sürülen düşünceler odaklaşmanın tespitinde gözetilemez.

……. 4 yıl süreyle……
Millet Vekilliğinin Düşmesi.
Madde 84.
Partisinin kapatılmasına beyan ve eylemleriyle sebep olduğu Anayasa Mahkemesinin kesin kararında belirtilen milletvekilinin , milletvekilliği bu kararın Resmi Gazetede gerekçeli olarak yayımlandığı tarihte sona erer. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı bu kararın gereğini derhal yerine getirip Genel Kurula bilgi sunar.

Yargı Yolu.
Madde 125.
Ancak Yüksek Askeri Şuranın Silahlı Kuvvetlerden her türlü ilişik kesme kararına karşı askeri yargı yolu açıktır.

Görev ve Sorumlulukları,Disiplin Kovuşturmasında Güvence.
Madde 129.
Son fıkra olduğu gibi çıkarılmalıdır zira hiçbir kimseye tanınmayan bir hakkın tanınması söz konusudur.

Adalet Hizmetlerinin Denetimi.
Madde 144. ……… ile hakim ve……
Madde 159.
Kurulun Başkanı Yargıtay Başkanlar Kurulu Başkanıdır.Kurul üyeleri kendi aralarından bir Başkan Vekili seçerler.Kurul Başkanı yetkilerinden bir kısmını Başkan Vekiline devir edebilir. Adalet Bakanlığı Müsteşarı kurulun tabii üyesidir.

Bence oldukça makul size nasıl gelecek bilemiyorum,ancak buraya kadar sizin teklif ettiğiniz önerileri konuştuk birde sade vatandaş ve Milletin bir ferdi Tufan Darbazın önerileri var.

Din ve Vicdan Hürriyeti.
Madde 24.
“Din Kültürü ve Ahlak öğretiminin ilk ve orta öğretim kurumlarında nasıl uygulanacağı kanunla düzenlenir.”

Yasama Dokunulmazlığı
Madde 83.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri,meclis çalışmalarındaki oy,söz ve düşüncelerinden ötürü sorumlu tutulamazlar.Bunun dışındaki her tür eylem ve düşünceleri,milletvekili seçilmeden önce olanlar dahil yargı denetimine açıktır.

Yürütme.
Madde 101.Cumhurbaşkanı.
Meclis dışından aday olacaklar için 20 milletvekilinin önerisi kaldırılmalıdır.Başlangıçtaki hüküm yeterlidir.

Yüksek Öğretim Kurumları ve Üst Kuruluşları.
Madde 130.
Kanunun belirlediği usul ve esaslara göre Rektör ve Dekanlar her üniversitenin kendi bünyesinde seçilir.
Üniversitelerin mali denetimleri Sayıştay tarafından yapılır ve sonuçları Türkiye Büyük Millet Meclisince karara bağlanır.
Üniversiteler,Rektör ve Dekanlar idari yargıya tabidir.
Madde 131. Tamamıyla kaldırılmıştır.Buna göre Anayasadaki diğer hükümler gözden geçirilmelidir Cumhurbaşkanının görevleri gibi.
Uzlaşabiliriz değilmi ...!

Sevgiyle

18 Mart 2010 Perşembe

BU NE KİN BU NE ÖFKE

Bugün 18 Mart ve şu anda radyoda 10.yıl marşı çalıyor tüylerim diken diken ama marştan değil bugün Sözcü gazetesinde okuduğun 2 haberden ötürü.Birincisi Ergenekon adı verilen dava kapsamında göz altına alınan ve alındığı zaman Tekirdağ ceza ve tutuk evine konan büyük bir emekle iç ve dış teröre karşı yetiştirilmiş ve yetişmiş,bebek katili APO yu sorgulayan emekli Albayımız Atilla Uğurla ilgili saygıdeğer albayımızı tutukladıkları gün deşifre ettikleri yetmezmiş gibi gazeteci Mustafa Mutluya göndermiş olduğu mektuptan öğreniyoruzki Tekirdağ ceza ve tutuk evinde cezalarını çeken PKK lılar tarafından uğramadığı hakaret ve taciz kalmamış yine aynı mektuptan öğreniyoruzki albayımız terör örgütlerinin hedefi olmasından ötürü 26 Ocak 2009 tarihe dikkat Ankara Valiliği tarafından özel koruma altına alınmış.Benim tüylerimi diken diken edecek gözlerimi buğulandıracak marş kalmadı ya sizlerin.?
2.haber ise özel sektörde iş başvurusunda bulunmuş bir genç arkadaşımıza 3.mülakatta sorulan sorular.Sorulardan anlıyoruzki arkadaşın babası bir emekli Albay,sorulara bakın babanızın yada arkadaşlarının ergenokonla bir ilişkisi varmı niye kurmay olamadı,balyoz-kafes-poyraz köy hakkında ne düşünüyorsun beyler pes peski ne pes ne noktaya gelmişiz.!

Sevgiyle

14 Mart 2010 Pazar

SİLİVRİ KONUKLARI na STRATEJİ ÖNERİSİ


Tümden gelip tüme varan bir önerim var sizlere ve Avukatlarınıza.İlk dalgadan bu yana neredeyse 3 yıla yakın bir zaman geçti sizler orada zor şartlarda misafir olmaya devam ediyorsunuz bunu bir an önce sona erdirmek Yüce Mahkemenin bir an önce karar vermesiyle mümkün bu karar savcının istemediği bir karar ise o değilse sizler konuyu Yargıtaya taşıyacaksınız. O halde bana göre mümkünse tek bir dilekçe verip ( Birde onların okunmasıyla vakit kaybetmeyelim) savunmayı sona erdirin ve Mahkemeyi karara zorlayın.

Sevgiyle

ONE MİNUTE


Çok değerli Başbakanımız Sn.Recep Tayyib Erdoğanı gazetelerden öğrendiğimize göre Suudlu kardeşlerimiz  ödüllendireli henüz 1 hafta olmamışken 8 ay önce yıkıp yerine alış veriş merkezi yaptıkları ecdat kanıyla sulanmış Ecyad kalesinden sonra Sultan Abdülhamid tarafından yaptırılan askeri kışlamızıda yıkıp yerine otopark yapacaklarmış.

Hani zaman zaman terennüm ettiğiniz Yemen Türküsünü gerçekten içinizden gelerek seslendiriyorsanız Suudlu kardeşlerimizede "One Minute" deme zamanı değilmidir.?Sn.Erdoğan hani almış olduğunuz ödülü iade edin demiyorum ki bana göre doğrusu odur ama işaret parmağınızı sallayarak " One Minute" demenizi bekliyoruz.

Sevgiyle

7 Mart 2010 Pazar

SEÇİM

Geçen yazımda Sn.Recep Tayyib Erdoğanı tahlil etmiş bir yandan AKP ye karşı nasıl seçim kazanılırı ortaya koymuş öte yandan Kasım ayında erken seçime işaret etmiş idim

Son günlerde yaşanan gelişmeler bu öngörümü iyice kuvvetlendirdi.Nedir bunlara kısaca bir göz atalım ;
  1- Referandum süresi 60 güne indirildi
  2- Anayasa değişikliğine ilişkin paket ince bir zaman ayarı ile her an meclise sevk edilebilir
  3- Sarıkamış kış tatbikatına hiçbir hükümet temsilcisi katılmadı oysa geçen sene Sn.Başbakan ve Sn.Milli Savunma bakanı bizzat oradaydılar
  4- Balyoz operasyonu hızlandı,Ergenekon Erzincana  uzandı , İsmail Ağa cemaatini soruşturan Cumhuriyet Savcısı Sn.Cihaner tutuklu, 3.Ordu Komutanı hükümet devirme oluşumlarının lideri olmakla suçlanıyor
  5- Sn.Başbakanın sinirleri iyice gergin önünde yazılı metin yoksa önüne geleni azarlıyor
  6- Sn.Arınç garip bir trafik kazası geçirdi yan yolda giden polis otosu kaydı ve Sn.Arınçın makam aracına vurdu.Suikast girişimi iddiası duyarsak şaşırmayalım
  7- Diyarbakır-Bursa maçı açılıma takoz koydu
  8- Her şeyin hamisi Belçika apansızın PKK ya karşı operasyon düzenledi üst düzey yöneticileri tutukladı
  9- Şu temcit pilavına dönen Ermeni yasa tasarısı 7.kez ABD Temsilciler Meclisinde bir demokrasi ilkelliğine örnek olacak şekilde kabul edildi
10- Enflasyon artış eğilimine geçti sıra faizlerde
11- Avrupa Birliği yeni oluşumlara yol açabilecek bir ekonomik krize doğru sürükleniyor,iflasın eşiğinde olan Yunanistana ABnin hamisi Almanya 5 kuruş yardım etmeyeceğini  açıkladı ve meskun olmayan adaları satmasını tavsiye etti
  12- Yargıtay Başsavcısı AKP hakkında resmen bilgi toplamaya başladı
Gerek yurt içinden gerek yurt dışından bazı gelişmelere değindim eğer Sn.Başbakanı biraz çözdüysem "Baskın basanındır" öz deyişini boşa çıkartmayacaktır. 

Bu noktada meclis içi muhalefete sesleniyorum ; Nasıl olsa mecliste herhangi bir şeye engel olamıyorsunuz meclis komisyonlarındaki üyeleriniz hariç Genel Başkanlarınız dahil haydi sahaya. Eğer sahaya inip halkla buluşmaz ve grup toplantılarında esip kükremeye devam ederseniz hoş geldin bir kez daha AKP.!

Sevgiyle

1 Mart 2010 Pazartesi

AKP ye KARŞI SEÇİM NASIL KAZANILIR


Başlık bu ama doğru soru Sn. Recep Tayyip Erdoğan nasıl yenilgiye uğratılınabilirdir. Bu sorunun cevabını bulmak için gelin Sn. Erdoğana hep birlikte yakından bakalım ve bazı tespitler yapalım.
1- Boy pos yerinde
2- Fiziksel görünüm dinç ve atletik
3- Belagati kuvvetli
4- Hafızası kuvvetli
5- Çabuk sinirlenip kontrolden çıkabiliyor
6- Delikanlı
7- Pervasız
8- Hz.Kurana hakim
9- Toplulukların nabzını iyi tutuyor
10- Zaman zaman tasavvuftan ve yakın dönemden
yaptığı alıntılar yerinde ve hedefi vuruyor
11- Toplumun hassas olduğu konularda bayraktarlık yapıyor,Filistin,İsrail gibi
12- Halka iniyor ev ziyaretleri,taksi durakları,balıkçılar gibi
13- İdeoloji üzerinden siyaset üretmiyor,tam tersine toplumsal konulardan siyaset üretiyor.
14- İdeoloji üzerinden siyaseti partinin ağır top olarak nitelendirdiği kişiler üzerinden yürütüyor(Sn.Bülent Arınç)
15- Klasik sağ ve sol görüşten bir harman yapmış savurdukça bir o taraf dağılıyor bir bu taraf
16- Merhum Adnan Menderes ve Merhum Turgut Özalın çizgisinden yürüdüğünü Avrupa Birliği süreci ile gösteriyor ve bunu Mustafa Kemalin Muasır Medeniyet hedefi ile birleştiriyor
17- Son derece sıkı bir örgütçü herhalde bu vasfı Akıncıların Başkanlığını yaptığı dönemlerde gelişmiş
18- Özellikle eşine sahip çıkan tavırları ve annesine olan hürmeti ile tipik bir Türk aile reisi profilini sergiliyor
19- Otoriter  çocuklarının hiçbir şekilde sahnede olmasına müsaade etmiyor
20- Okumayı sevmiyor , imam hatipten ve merhum babasından edinmiş olduğu birikimlerden yiyor
21-Dinlemiyor ve dinlemeyi sevmiyor
22- Herkes birden ortaya çıktığını sanar ama merhum babası dini konularda sözü dinlenen bir misyon adamıdır ve onun rahleyi tedrisatından geçmiştir
23- Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde olduğu gibi sabrı ve esnekliği aynı anda gösterebilmektedir
24- Göreceli olarak siyasette hanımlara en fazla yer veren bir profili öne çıkartabiliyor
25- Kendi gücünden kendi iradesi dışında yararlanmak isteyenleri sergiliyebiliyor ve ya kendi yada kurumların cezalandırmasına ön ayak olabiliyor."One minute" marka olarak tescil ettiren Sn.Unakıtanın oğlundan ötürü Kemal abisini yanından uzaklaştırabiliyor veya yeğenini silmiş olduğunu açıklayabiliyor
Bence bu kadar tespit şimdilik yeterli.Yukarıda yapılan tespitlerde ideolojik bir görüntü varmı..? yok. Hepsi kendi içlerinde derinleştirilebilecek birer sosyal olgu,buradan meclis içindeki ve dışındaki siyasetçilere sesleniyorum sizce sosyolojik bir olguyu ideolojik muhalefet yaparak yenebilir misiniz..? bence hayır oysa siz muhalefetinizi ideolojik bir zemine oturtmuş ve bu yoldan iktidar olmayı hedeflemişsiniz bu yaklaşım tarzı Don Kişotun yel değirmenleriyle savaşmasına benziyor ve Sn.Erdoğan bunu o kadar güzel yakalamış ki sizi hep o kulvarda tutuyor.
Beyler seçim hızlı tren gibi geliyor ve bütün gelişmeler bu yılın kasım ayını gösteriyor eğer bu trenin üzerinizden geçmesini istemiyorsanız toplayın kurmaylarınızı bir değerlendirmede siz yapın eğer yukarıda ki detay ve ana tespiti yapamıyor iseniz bir kez daha hoş geldin AKP.
Sakın bana sormayın ne yapacağız diye lider ve siyasetçi olan sizlersiniz ben değil.

Sevgiyle