Bu Blogda Ara

13 Temmuz 2009 Pazartesi

TARIMSAL REFORM

Tarımsal Reform Paketinin açıklanmasının eli kulağında, gerçi ip uçları bir kaç zamandır gündemde. Kim bilir bu Cumhuriyetin başlangıcından beri her hükümetin gündeminde olan kaçıncı Reform Paketi. 
Geçenlerde Sn.Başbakana bir mektup göndermiştim. Umarım onca işinin arasında vakit bulup okumuştur.
Konu bir vatandaş olarak mayın temizleme tartışmalarından çok sıkılmamla ilintiliydi zira arazinin kim tarafından ve nasıl temizleneceğinden daha önemli olan sonrasının nasıl olacağı konusu kimseyi fazlasıyla ilgilendirir gözükmüyordu. 
Bense Cumhuriyet'in başlangıcından beri çözülmemiş olan tarım sorununun üstelik de hükümetin ha bugün ha yarın açıklayacağı Tarım Reformu gündeminde iken-beklenen çözümünün bu çerçevede modellenebileceği ve sonra da tüm Türkiye'e yaygınlaştırılabileceği gibi bir hissiyata sahiptim. 

Bu konuda mütevazi olmayacağım;zira farklı ülkelerde hem tarım hem de farklı konularda çözümü görmüştüm.
Sn. Başbakan'a önerim şu idi; Temizlenen araziyi ekonomik ölçekte tarımsal üretim alanlarına bölün ve yöre halkına verin. Bunu yaparken ister mayını temizleyen kuruma isterseniz bir başka kuruma şu sorumlulukları yükleyin: 
1- Tarımsal proje geliştirme
2- Tarımsal üretim konusunda eğitim
3- Yapılacak üretim konularını belirleme 
4- Kendilerine yer tahsis edilmiş olanlara sulama tesislerinin kurulması 
5-Makine Ekipman temini
6-Tarımsal ürünün endüstriyel ürüne dönüşmesi konusunda proje ve tesisler 
7- Paketleme tesisleri kurmak. 
Bu kurum yöre halkı tarafından yapılan üretimi piyasa fiyatlarından satın alsın, ister işlesin ister paketlesin ama gerek Türkiye'de gerekse yurt dışında bu ürünleri o kurum pazarlasın. 

Bu kaba modeli değerli bürokratlarımız rafine edebilirler. Arzu ederlerse ben de şahsen rafine etme çalışmalarına katılırım. Alın bu modeli yayın Türkiyeye de şu bilmem kaçıncı reform işleri bitsin. Umarım Sn. Başbakanımız kendisine gönderdiğim mektubu okumuştur.

Sevgiyle

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder